Müftü Camii'nin Tarihçesi ve İsim Kökeni
Mersin kent merkezinde yer alan Müftü Camii, II. Abdülhamid döneminde (19. yüzyıl sonu) inşa edilmiştir. Osmanlı döneminde bu devirde inşa edilen birçok resmi yapının padişaha atfedilmesi geleneğine uygun olarak, cami ilk olarak Hamidiye Camii olarak adlandırılmıştır. Cumhuriyet döneminde ise cami çevresinde müftülük binasının bulunması ve cami ile müftülük işlevinin özdeşleşmesi nedeniyle halk arasında "Müftü Camii" adı yaygınlaşmıştır. Cami, Efrenk Çayı'nın Akdeniz'e döküldüğü son kıvrımı yaptığı yerin doğu kıyısında konumlanmaktadır. Bu sebeple çaya halk arasında Müftü Deresi adı da verilmektedir.
Yapılış Süreci ve Geçirdiği Dönüşümler
Müftü Camii, Mersin'in Mersin Eski Cami'den sonra inşa edilen ikinci en eski camisidir. Yapı, 1884 yılında Mersin Müftüsü Emin Efendi tarafından yaptırılmıştır. Caminin özgün halinde, kuzeydoğu kısmında yer alan ancak sonradan yıkılan bir medrese bulunmaktaydı. İlerleyen yıllarda caminin batısına bir kuran kursu binası eklenmiştir. Zaman içinde oldukça yıpranan bu yapılar, 2002 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yeniden inşa edilmiştir. Bu yenileme çalışmaları kapsamında kuran kursu binası Mersin Müftülük binası haline getirilmiş, cami binası da yenilenmiştir.
Mimari Özellikleri ve Girişleri
Kesme taş malzeme kullanılarak inşa edilen cami; düz ahşap tavanlı, kırma çatılı ve kareye yakın dikdörtgen planlı bir mimari sergilemektedir. Yapıya giriş, doğu caddesindeki basık kemerli ana kapıdan sağlanmaktadır. Ancak bu kapı, 2000'li yıllarda gerçekleştirilen bir restorasyon çalışmasında kesme taşla kaplanıp büyütülerek özgünlüğünü yitirmiştir. Ana giriş doğu yönünde olmakla birlikte, kuzey cephesinde iki adet giriş daha yer almaktadır. Caminin şadırvanı kuzeyde, kesme taştan minaresi ise kuzeybatıda yer alır. İç mekanda ise 19. yüzyıl geç dönem tarzında süslemelere sahip tuğralı bir mihrap bulunmaktadır.
Minare Detayları ve Tarihi Hazire
Caminin kuzeybatısında yer alan kesme taş minare, kübik bir kaide üzerine oturmaktadır. Bu kaide ile gövde kısmını birleştiren dörtgen bir pabuç yapısı mevcuttur. Minare gövdesindeki alt ve üst geçişler iki silme vasıtasıyla sağlanmıştır. Ayrıca şerefe altında geometrik taş süslemeler yer almaktadır. Caminin doğu yönündeki haziresinde ise üç adet mezar bulunmaktadır. Bu mezarlar Müftü Emin Efendi, eşi ve oğluna ait olup, üzerlerindeki tarihi kitabeler günümüze kadar korunmuştur.