2008 Güngören Saldırısı ve Menderes Çıkmazı Caddesi
Menderes Çıkmazı Caddesi, İstanbul'un Güngören ilçesinde yer alan ve araç trafiğine kapalı olan bir caddedir. Bu cadde, 27 Temmuz 2008 tarihinde Türkiye yakın tarihinin en acı verici bombalı saldırılarından birine sahne olmuştur. Saat 21.55'te (TSİ) caddedeki beton bir çöp konteynerinde ilk olarak bir ses bombası patlatılmıştır. Bu aşamada herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmamış, ancak ses üzerine çevreden meraklı bir kalabalık olay yerinde toplanmıştır. İlk patlamadan yaklaşık on dakika sonra, kalabalığın biriktiği ilk noktanın yaklaşık elli metre uzağındaki başka bir beton çöp konteynerinde çok daha tesirli ikinci bir bomba patlatılmıştır.
Can Kayıpları ve Yaralılar
İkinci patlama sonucunda, 16'sı olay yerinde ve 1'i kaldırıldığı hastanede olmak üzere 5'i çocuk, 1'i hamile toplam 17 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı sivil birey yaşamını yitirmiştir. Bazı kaynaklar ise anne karnında ölen bebeği de sayarak hayatını kaybedenlerin sayısını 18 olarak aktarmaktadır. Saldırıda 7'si ağır olmak üzere 154 vatandaş da farklı düzeylerde yaralanmıştır. Yaşamını yitiren çocukların Aleyna Çelik (3), Murat Ağca (12), Şeyma Özkan (12), Taha Yıldızlı (5) ve Furkan Şentürk (12) olduğu açıklanmıştır. Hayatını kaybeden diğer sivillerin isimleri ise Macide Aydın, Fadime Beşkan, Filiz İkiz, Sebahat Kuş, Yunus Öztürk, Servet Asan, Halit Öge, Abdullah Güler, Alim Mantarcı, Dursun Ali Aydemir, Hayrettin Güler ve Mehmet Fikri Kuş olarak kayıtlara geçmiştir.
Saldırı Öncesindeki Siyasi ve Askeri Bağlam
Saldırı öncesindeki aylarda Türkiye'de çeşitli önemli siyasi ve askeri gelişmeler yaşanmıştır. 19 Şubat 2008'de TAK, yeni bir şiddet hareketi başlatacağını duyurmuş; ardından AK Parti kapatma davasına ilişkin anayasal süreçler yürütülmüştür. Ayrıca 15 Haziran 2008'de İstanbul Büyükçekmece-Beylikdüzü'nde bir çay bahçesine bombalı saldırı düzenlenmiş ve 10 sivil yaralanmıştır. 9 Temmuz'de İstanbul ABD Konsolosluğu'na silahlı saldırı yapılmış ve aynı gün PKK, Ağrı Dağı civarında üç Alman vatandaşını kaçırmıştır. TSK'nın Kuzey Irak'taki PKK hedeflerine yönelik bombardımanları ve Ergenekon soruşturması iddianamesinin kabulü gibi gelişmeler de bu dönemde gerçekleşmiştir.
Soruşturma, Failler ve Yargı Kararı
Saldırıyı herhangi bir örgüt üstlenmemiştir. Ancak dönemin İçişleri Bakanı Beşir Atalay ve İstanbul Valisi Muammer Güler, failin PKK olduğunu belirtmiştir. Yapılan incelemelerde ikinci bombada PKK'nın geçmiş eylemlerinde kullandığı RDX organik bileşiği tespit edilmiştir. MOBESE incelemelerinde iki şüphelinin çöp konteynerlerine poşet bıraktığı belirlenmiştir. Saldırının asıl bombacısı olduğu tespit edilen Mahmut Kıraç, Temmuz 2012'de Kazan Vadisi'nde düzenlenen askeri operasyonda öldürülmüştür. 31 Ekim 2013'te sonuçlanan davada İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıklardan Hüseyin Türeli ve Nusret Tebiş'e "Devletin birliğini bozmaya teşebbüs" ve "Kasten adam öldürme" suçlarından 18'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası vermiştir.