Mecidiyeköy Likör Fabrikası'nın Tarihçesi ve Önemi
Mustafa Kemal Atatürk'ün direktifleriyle kurulan ve diğer adıyla Mecidiyeköy İnhisarlar İdaresi Likör ve Kanyak Fabrikası olarak bilinen yapının inşasına 1930 yılına girilirken başlanmıştır. 1931 yılında inşası tamamlanan bu tarihi yapı, uzun yıllar boyunca likör üretimine katkı sağlamıştır. Atatürk, her alanda kendine yeten bir Türkiye amacı doğrultusunda, Avrupa ülkelerinin domine ettiği likör ve içki sektörünün ülke içerisinde üretilmesini ve ihracata katkı sağlamasını hedeflemiştir. Fabrika, modern Türkiye'nin inşası ve endüstriyel mirasın oluşumu yolunda atılan en önemli adımlardan biri olmuştur.
Robert Mallet-Stevens ve Art Deco Mimari Tasarımı
Fabrika binası, Fransız modernist mimar Robert Mallet-Stevens tarafından Art deco çizgileri taşıyan bir yaklaşımla tasarlanmıştır. Bu yapı, mimarın yurt dışında uygulanmış tek endüstri yapısı olma özelliğini taşımaktadır. Yapıldığı dönemde şehirden ve yaşamdan uzak olan Mecidiyeköy semtindeki 48.000 metrekarelik bir arazide konumlanan fabrikanın 4.600 metrekarelik bina alanı kullanılmış, geri kalan arazide yetiştirilen meyveler ise likör yapımında değerlendirilmiştir. Stevens, fabrikanın giriş pavyonu eğrisel çizgiler taşıyan yalın bir kütle, ana üretim yapısını ise galerili ve çok katlı olarak şekillendirmiştir. İç tasarımda ise yine Art deco çizgilerini taşıyan aydınlatma elemanları ve mimari ögeler tercih edilmiştir.
Üretilen Likör ve Alkollü İçki Çeşitleri
Fabrikanın kurulmasında ve işletilmesinde katkı sağlayan Fransız uzmanlar 1939 yılına kadar fabrikada çalışmış, Türk işçi ve uzmanlar da likör üretiminin aşamalarını ve inceliklerini onlardan öğrenmişlerdir. Mecidiyeköy Likör Fabrikası'nda, Fransız konyağı ile rekabet etmesi amacıyla kanyak üretilmiş; ayrıca dış piyasada ilgi gören cin, vermut ve brandy gibi içkiler imal edilmiştir. Türk kültüründe önemli bir yer kaplayan kahve yanında likör içme geleneği, bu fabrikada üretilen 17 çeşit likör ile devam ettirilmiştir. Fabrikada üretilen likör çeşitleri arasında ahududu, kayısı, çilek, moka, acıbadem, limon, vişne, portakal, mandalina, turunçgil, kakao, beğendik, muz ve nane yer almaktadır.
Tarihsel Gelişim, Tescil ve Yıkım Süreci
Fabrika yapısı zaman içerisinde birçok fiziksel değişime ve bozulmaya uğramıştır. 1955 yılında yanına inşa edilmeye başlanan Ali Sami Yen Stadyumu süreci ve sonrasındaki Boğaziçi Köprüsü yapımı nedeniyle fabrika arazisinden toplamda 24 dönüm eksilmiş, orijinal giriş pavyonu da stadyum inşası sırasında yıkılmıştır. Üretimin 2000 yılında durdurulmasının ardından TEKEL tarafından büro olarak kullanılan yapı, 2006-2008 yılları arasında Büyük Mükellefler Vergi Dairesi olarak hizmet vermiştir. DOCOMOMO Türkiye ekibinin çabalarıyla 2006 yılında tescillenen yapı, 2012 yılında yıkılmıştır.