Mardin, Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu bölgesinde yer alan, uluslararası kuruluşlarca kültür mirası kabul edilmiş ve koruma altına alınmış tarihi yapısıyla dikkat çeken benzersiz bir şehirdir. Farklı dini inanışlar paralelinde inşa edilmiş olan camileri, türbeleri, kiliseleri ve manastırlarıyla sanatsal ve tarihi açıdan büyük bir zenginliğe sahiptir. İpek Yolu güzergâhında konumlanan şehir, bünyesinde barındırdığı beş hanı ve kervansarayı ile tarih boyunca önemli bir ticaret merkezi olmuştur. Şehrin deniz seviyesinden yüksekliği ise 1.050 metredir.
Mardin Adının Tarihi Kökeni
Şehrin isminin kökeni hakkında çeşitli dillerde farklı kayıtlar ve görüşler bulunmaktadır. Arapça kaynaklarda Mâridîn, Süryanice kaynaklarda ise Marde olarak geçen ismin kökenine dair öne çıkan görüşlerden biri, Sasani kralı Ardeşir tarafından 3. yüzyılda buraya yerleştirilen savaşçı bir kavim olan Mardelerden geldiğidir. Diğer bir görüş ise "Kaleler" anlamına gelen Merdin kelimesine dayanmaktadır. Günümüzde kullanılan isim ise doğrudan Arapça kaynaklardaki Mâridîn'den evrilmiştir.
Paleolitik Çağ'dan Asur ve Roma Dönemine Uzanan Geçmiş
Mardin ve çevresinde insanlık tarihi Paleolitik Çağ'a kadar uzanmaktadır. Artuklu Üniversitesi yerleşkesi içerisindeki Hırbe Helale yerleşiminde yapılan kazılarda Paleolitik Çağ'a tarihlenen taşlar ortaya çıkarılmıştır. Dargeçit ilçesindeki Boncuklu Tarla yerleşiminde Cilalı Taş Devri'ne, Derik ilçesindeki Kerküşti Höyük'te ise Kalkolitik Çağ'a ait kalıntılar bulunmuştur. M.Ö. 2000 dolaylarında Asur egemenliğinde olan bölge, ardından Hitit ve Urartu egemenliğine geçmiştir. Şehrin adı ilk defa 4. yüzyıl Roma tarihçilerinden Ammianus Marcellinus tarafından anılmış, Bizans İmparatoru I. Justinianus dönemi tarihçisi Prokopius ise buradan Margdis adıyla ikinci derece önemde bir kale olarak bahsetmiştir.
İslam Fetihlerinden Artuklu ve Osmanlı Dönemlerine
Mardin Kalesi, 640 yılında İyâz bin Ganm komutasındaki İslam ordularınca ele geçirilmiş ve bölgeye yoğun bir Arap nüfusu yerleşmiştir. Hamdaniler, Abbasiler, Mervaniler ve Ukayliler arasında el değiştiren şehir, 1085'te Selçuklu egemenliğine girdikten sonra yoğun Türkmen iskanına sahne olmuştur. 1103'te Artuklu Beyliği hakimiyetine giren şehir, İlgazi Bey liderliğindeki Mardin Artukluları döneminde en parlak dönemini yaşamıştır. Selahaddin Eyyubi'nin 1183 yılındaki kuşatmalarına geçit vermeyen kale, daha sonra İlhanlılar, Karakoyunlular, Akkoyunlular, Safeviler ve son olarak 1517'de Osmanlı İmparatorluğu'nun egemenliğine girmiştir. 2012 yılında çıkarılan 6360 sayılı kanun ile büyükşehir statüsü kazanan Mardin'in merkez ilçesi ise Artuklu adını almıştır.