Zengin Tarihi Geçmişi ve Kuruluşu
Antalya ilinin önemli bir ilçesi olan Manavgat, köklü bir geçmişe sahiptir. Bölgede yer alan piskoposluk makamı Manaua, 6. yüzyıldan itibaren Notitia Dignitatum'larda zikredilmiş, 1199 yılında ise Ermenice Manavgat biçimiyle görülmüştür. Osmanlı döneminde de idari bir birim olarak varlığını sürdüren bölgenin günümüzdeki ilçe merkezi, Manavgat Irmağı'nın karşılıklı yakalarında yer alan Pazarcı ve Düşenbe köylerinin birleşmesiyle oluşturulmuştur. Ayrıca ilçede bulunan Side (Selimiye Köyü) ve Selge (Altınkaya Köyü) antik kentlerinin MÖ 6. yüzyılda kuruldukları sanılmaktadır. Tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan Manavgat, 1220 yılında Selçuklu, 1472 yılında ise Osmanlı İmparatorluğu'nun idaresine geçmiştir. Sultan Alaattin Keykubat ise 1221'de fethettiği şehre Alaiyye ismini vermiştir.
Benzersiz Coğrafyası ve Dünyaca Ünlü Doğal Güzellikleri
Kuzeyi heybetli Toros Dağları ile çevrili olan Manavgat, deniz seviyesinden ortalama 10 metre yükseklikte yer almaktadır. Sahil şeridi tamamen plajlar ve eşsiz kumsallarla kaplı olan ilçenin iç bölgelerine doğru ilerlendiğinde, ekilebilen düz ovaların yanında engebeli bir arazi yapısı gözlenir. Toros Dağları arasında gizlenmiş olan ünlü Eynif Ovası ve Yörüklerin konakladığı yaylalar bölgenin dikkat çeken coğrafi unsurlarındandır. İlçenin doğu sınırını çizen Alara Çayı ve Karpuz Çayı'nın yanı sıra, ilçe merkezinden geçen Manavgat Irmağı ile onun üzerinde yer alan Manavgat Şelalesi sadece Türkiye'de değil, tüm dünyada ün kazanmıştır. Nehir üzerinde üçü yaya, üçü de araç trafiğine açık olmak üzere toplam 6 köprü bulunurken, nehir üzerinde ayrıca Oymapınar Barajı ve Manavgat Barajı adında iki hidroelektrik santrali faaliyet göstermektedir.
Akdeniz İklimi ve Zengin Florası
İlçede tipik Akdeniz iklimi hakimdir; bu doğrultuda yazlar sıcak ve kurak geçerken, kışlar ılık ve yağışlı seyretmektedir. Yaz sıcaklıklarının zaman zaman 45 dereceyi aştığı bölgede, don olayı tüm yıl boyunca yalnızca birkaç gün görülmekte, bazı yıllarda ise hiç don olayı yaşanmamaktadır. Bu iklim yapısı, zengin bir bitki örtüsünün (flora) gelişmesini sağlamıştır. Sahil şeridinden Toroslar'a kadar uzanan geniş alan tamamen ziraat alanıdır ve değişik bitkiler, meyveler ile ağaçlarla kaplıdır. Yükseklik arttıkça maki ve orman alanları başlar. Toros Dağları ise tamamen mersin, çilek, geven ve kara diken gibi maki türü çalılarla kaplıdır. Torosların güneyindeki alçak kesimlerde kızılçam yaygınken; yukarılara çıkıldıkça yerini karaçam, ladin, sedir ve ardıç ağaçlarına bırakır. Akarsu vadilerinde ise söğüt ve çınar ağaçları yaygın olarak görülmektedir.
Gelişmiş Turizm ve Tarım Ekonomisi
Manavgat ekonomisinin temelini tarım ve turizm oluşturmaktadır. 2.351 kilometrekarelik yüzölçümüne sahip ilçede, orman ve fundalık alanların dışındaki elverişli topraklarda tarım oldukça gelişmiştir. İlçe köylerinde büyük ve küçükbaş hayvancılığın yanı sıra hububat, susam, karpuz ve son yıllarda giderek önem kazanan zeytin yetiştiriciliği yapılmaktadır. Ayrıca kekik, kiraz ve ceviz gibi meyvelerin üretimine de başlanmıştır. Son yıllarda pamuk üretimi azalırken narenciye, açık alan ve örtü altı sebze yetiştiriciliğinde artış kaydedilmiştir. Sanayisi gelişmemiş olan ilçede tarıma dayalı fabrikalar yer almaktadır. Bununla birlikte, 64 kilometrelik sahil şeridi, özel çevre koruma alanları, tatil köyleri ve dünyaca ünlü Manavgat Şelalesi sayesinde turizm, her yıl binlerce turisti kendine çekerek ilçenin en önemli gelir kaynağı ve en çok istihdam yaratan iş kolu haline gelmiştir.
Spor Kültürü
İlçenin spor tarihi açısından, 2010 yılında Evrenseki beldesi merkezli kurulan Manavgatspor erkek futbol takımı önemli bir yere sahiptir. Takım, 2010-11 sezonunda 3. Lig'e yükselmeyi başarmış ve 2016-17 sezonuna kadar bu ligde mücadelesini sürdürmüştür.