Kilikya'nın Efsanevi Liman Kenti: Mallus
Kilikya bölgesinin en gizemli ve köklü yerleşimlerinden biri olan Mallus Antik Kenti (Mallos), antik dönemde Pyramos (günümüzdeki Ceyhan) Nehri’nin ağzında kurulmuş son derece önemli bir liman kentidir. Günümüzde Adana’nın Karataş ilçesi sınırları içinde yer alan bu tarihi kent, nehrin yüzyıllar içinde yatak değiştirmesi ve taşıdığı yoğun alüvyonlar nedeniyle toprak altında kalmış olsa da, arkeoloji dünyası ve tarih meraklıları için büyüleyici bir çekim merkezidir. Doğu Akdeniz’in ticaret yollarına yön veren stratejik konumuyla Mallus, antik çağın en zengin ve etkili polislerinden biri olarak tarihe adını yazdırmıştır.
Mitolojik Kökenler ve Kehanet Merkezi
Yunan mitolojisine göre kentin kuruluşu, Truva Savaşı’nın ardından bölgeye gelen Argoslu iki ünlü kahraman ve kahin olan Amphilokhos ve Mopsos kardeşlere dayanır. Mitolojik anlatılarda bu iki kardeşin kurduğu kent, zamanla Doğu Akdeniz'in en ünlü kehanet merkezlerinden (orakl) biri haline gelmiştir. Plutarkhos'un aktardığına göre, Mallus'taki tapınağa gelen ziyaretçiler burada bir gece uyuyarak rüyalarında tanrıların sorularına verdiği yanıtları ararlardı. Bu kutsal kehanet kültü, kentin yüzyıllar boyunca dini bir cazibe merkezi olarak kalmasını sağlamıştır.
Büyük İskender'in Ziyareti ve Bilim Dünyasına Katkısı
Mallus, tarih boyunca pek çok büyük komutanın ve düşünürün izlerini barındırmıştır. Anadolu seferi sırasında kenti ziyaret eden Büyük İskender, Pyramos Nehri üzerine bir köprü yaptırmış ve kentin mitolojik kurucusu Amphilokhos’a kurbanlar sunmuştur. Kendi soyunun da Argos'a dayandığını belirterek Mallus halkını tüm vergilerden muaf tutan İskender’in bu jesti, kentin itibarını daha da artırmıştır. Ayrıca burası, MÖ 2. yüzyılda insanlık tarihinin bilinen en eski yerküre modelini tasarlayan ünlü dilbilimci ve filozof Malluslu Krates’in doğduğu yerdir. Krates, burada aldığı felsefi temellerle daha sonra Tarsus ve Bergama'da akademik dünyayı şekillendirmiştir.
Mallus Antik Kenti’ne Nasıl Gidilir ve Neler Görülür?
Kentin kalıntıları bugün tam olarak netleşmemiş olsa da, tarihsel ve coğrafi veriler kalıntıların Ceyhan Irmağı'nın alüvyon dolguları altında, Adana’nın Karataş ilçesine bağlı Kızıltahta Köyü yakınlarında olduğunu göstermektedir. Adana merkezine yaklaşık 50 km uzaklıkta bulunan bölgeye ulaşmak için Karataş yolunu takip edebilir, Ceyhan Nehri'nin eski yatağını çevreleyen muhteşem Çukurova manzarasının tadını çıkarabilirsiniz. Doğanın ve tarihin iç içe geçtiği bu gizemli bölgeye yapacağınız seyahatte, yakın konumdaki ünlü Magarsus Antik Tiyatrosu'nu ve Karataş sahillerini de ziyaret ederek Kilikya'nın kadim ruhunu tam anlamıyla hissedebilirsiniz.