Batman-Silvan yolu üzerinde yer alan Malabadi Köprüsü, orijinal adıyla Akarman Köprüsü, Silvan ilçe sınırları içerisinde yer alan tarihi ve mimari bir başyapıttır. 1071 Malazgirt Muharebesi'nden sonra başlayan büyük Türk akınlarıyla bölgeyi fetheden Oğuz Türkmen beylerinden Artuk Bey'in kurduğu Artuklu Beyliği döneminde, Timurtaş Bin-i İlgazi tarafından 1147 yılında yaptırılmıştır. Diyarbakır Tarihi Eserler Envanteri'ne kayıtlı olan köprü, 1989 yılında Silvan Belediyesi tarafından restore edilmiştir ve belediyenin logosunu oluşturan ana unsurdur. Bölge halkı arasında yaygınlaşan Malabadi ismi, Mervaniler'in kurucusu olan Bad'dan gelmekte olup Kürtçede 'Bad'ın evi, mülkü' anlamına gelmektedir.
Köprünün Mimari Yapısı ve Teknik Detayları
Renkli taşlarla inşa edilmiş olan Malabadi Köprüsü, yedi metre eninde ve 150 metre uzunluğundadır. Suyun alçak seviyesinden kilit taşına kadar olan yüksekliği 19 metredir. Türkiye ve yakın doğuda taş köprüler içerisinde kemeri en geniş olan köprü unvanına sahiptir. Her biri farklı uzunluklarda ve kırık hatlar halinde üç bölümden oluşan köprü, doğu ve batı yönlerinde hafif eğimlerle yollara bağlanmaktadır. Köprünün orta bölümü kayalıklar üzerine oturtulmuş bir kitle halindedir. Burada sivri biçimde ve 38,60 metre açıklıkta çok büyük bir kemer ile sepet kulpu şeklinde, üç metre açıklıkta küçük bir kemer yer almaktadır. Doğu tarafındaki üçüncü bölümde ise sivri kemerli iki açıklık ve yola bağlanan yere yakın bir açıklık daha bulunmakta olup köprü toplamda beş gözlüdür.
Yolcu Odaları ve Savunma Kapıları
Büyük kemerin her iki yanında, kervan ve yolcuların özellikle kışın zorlu günlerinde barınak olarak kullanabilmesi için tasarlanmış, yüksek tavanlı, tuğla örtülü ve geniş pencereli iki odacık yer almaktadır. Köprü nöbetçileri tarafından da kullanılan bu odaların geçmişte dehlizlerle yolun diplerine bağlandığı ve gelen kervanların ayak seslerinin bu sayede çok uzaklardayken bile duyulabildiği rivayet edilmektedir. Geçişlerin kontrol edilmesini sağlayan kapılardan Batman tarafındaki beş metre genişliğindeki kâgir kapı günümüze kadar ulaşmış, diğer taraftaki ise yıkılmıştır. Bu odacıklara kapıların sol taraflarındaki merdivenler yardımıyla inilmektedir.
Tarihi Kaynaklar ve Seyyahların Gözünden Malabadi
Tarih boyunca pek çok seyyahın ilgisini çeken köprü hakkında Evliya Çelebi, Seyahatname'sinde övgü dolu ifadeler kullanmıştır. Çelebi, köprünün sağında ve solunda kale kapıları gibi demir kapılar bulunduğunu, kemerin altında misafirlerin konaklayabileceği odalar ve pencereli şahnişinler yer aldığını belirtmiştir. Hatta 'Malabadi Köprüsüʼnün altına Ayasofya'nın kubbesi girer' diyerek köprünün ihtişamını vurgulamıştır. Ünlü araştırmacı Albert Gabriel ise köprü ile ilgili olarak, modern statik hesabının bulunmadığı bir dönemde böylesine geniş bir açıklıkta inşa edilen yapının büyük bir hayranlık ve takdir uyandırdığını ifade ederek Balkanlarda, Türkiye'de ve Orta Doğu'da bu yaşta ve bu açıklıkta başka bir köprü bulunmadığını kaydetmiştir.