Limira Antik Kenti'nin Tarihçesi ve Önemi
Limira Antik Kenti (Limyra), antik Likya'nın güney kıyısında, Limiros Nehri üzerinde yer alan ve tarihi MÖ 2. binyıla kadar uzanan bölgenin en eski ve en müreffeh şehirlerinden biridir. Günümüzde Antalya ilinin Finike ilçesine bağlı Saklısu köyü yakınlarında bulunan bu yerleşim yeri, zamanla Yunan dünyasının en gelişen ticaret merkezlerinden biri haline gelmiştir. MÖ 4. yüzyılda Likya Hanedanı'ndan Perikles, Küçük Asya'daki satrap isyanını destekleyerek Limyra'yı Likya Birliği'nin başkenti ilan etmiştir. Ancak daha sonra şehir sırasıyla Pers İmparatorluğu'nun ve Halikarnassos'taki Karya satrapı Mausolos'un yönetimine geçmiştir.
Helenistik ve Roma Dönemi Gelişmeleri
Büyük İskender'in Pers egemenliğine son vermesinin ardından Likya'nın büyük bir kısmı I. Ptolemaios Soter tarafından yönetilmiştir. Oğlu II. Ptolemaios Philadelphos'un işgalci Galatlara karşı Limiralılara destek vermesi üzerine, şehir halkı teşekkür amacıyla ona Ptolemaion adında bir anıt dikmiştir. Roma Dönemi'nde ise imparator Augustus'un torunu ve varisi Gaius Caesar, MÖ 17'de henüz 3 yaşındayken varis kabul edilmiş ve ilerleyen yıllarda gönderildiği Ermenistan'da bir tuzak sonucu ciddi şekilde yaralanmıştır. MS 4 yılında Roma'ya dönerken aldığı bu yaralar nedeniyle Limira'da hayatını kaybetmiştir. Antik yazarlardan Strabon, Batlamyus ve Plinius da eserlerinde Limira'dan bahsetmiş; Plinius, kentin konumunu Arykandos'un (Aykırı Çay) döküldüğü nehir üzerinden tarif etmiştir.
Arkeolojik Kazılar ve Keşif Süreci
Limira'daki arkeolojik keşif süreci 1838 yılında İngiliz arkeolog ve kâşif Charles Fellows'un kalıntıları tesadüfen görmesiyle başlamıştır. Ardından 1842'de J.A. Schönborn ve sonrasında Spratt ile Forbes kenti ziyaret ederek araştırmalar yapmıştır. Sistemli kazı çalışmaları ise 1969-1974 yılları arasında İstanbul Alman Arkeoloji Enstitüsü uzmanı J. Borchhardt başkanlığında gerçekleştirilmiştir. 2002 yılından itibaren kazı çalışmaları Avusturya Viyana Üniversitesi Arkeoloji Bölümü bünyesinde T. Marksteiner başkanlığında sürdürülmektedir. Yapılan kazılarda Hellenistik, Klasik, Roma ve Erken Bizans dönemlerine uzanan üst üste yer almış 13 mimari katman ve en derinde el yapımı seramik parçaları barındıran 14. katman tespit edilmiştir.
Görülmeye Değer Mimari Yapılar ve Kalıntılar
Limira Antik Kenti'nde günümüze ulaşan zengin kalıntılar arasında tiyatro, piskopos kilisesi, sütunlu cadde, akropol, sur kalıntıları, aşağı kale, sarnıçlar ve Bizans kilisesi yer almaktadır. Ayrıca Kral Perikle’ye ait anıt mezar, iç kale, mermer kabartmalar, kaya mezarları, kitabeler ve Ornimythos kemeri de dikkat çeken diğer önemli buluntulardandır. Kentte bir tepenin kenarına inşa edilmiş ve diazoma ile bölünmüş 30 oturma sıralı bir stadyum bulunmaktadır. Rhodiapolis'ten bir hayırsever olan Opramoas, bu stadyumun inşası için 20.000 denarii bağışlamıştır. Günümüzde şehrin ana caddesi üzerinden akan akarsu da kente benzersiz bir atmosfer kazandırmaktadır.