Laodikeia Antik Kenti (Lykos'un kıyısındaki Laodikeia), Denizli il sınırları içerisinde, modern şehir merkezinin yaklaşık 6 kilometre kuzeyinde konumlanan son derece önemli bir tarihi yerleşimdir. Lycus (Çürüksu) Nehri kenarında kurulu olan kent, Helenistik dönemde Karya ve Lidya, Roma döneminde ise Phrygia Pacatiana vilayet sınırları içerisinde yer almıştır. Coğrafi konumu itibarıyla Kolossai'nin 17 kilometre batısında, Hierapolis'in 10 kilometre güneyinde ve Efes'in 160 kilometre doğusunda, büyük bir ticaret yolu üzerinde bulunmaktadır. Antik kent, 2013 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne dahil edilmiştir.
Köklü Tarihçesi ve Kuruluşu
Antik kaynaklara göre Laodikeia, MÖ 263-261 yılları arasında Seleukos Kralı II. Antiokhos tarafından kurulmuş ve kente kralın karısı Laodike'nin adı verilmiştir. MÖ 130-129 yıllarında tamamen Roma egemenliğine giren kent, MS 60 yılında meydana gelen çok büyük bir depremle yerle bir olmuştur. Depremin ardından halkın da katkılarıyla yeniden inşa edilen ve anıtsal yapılarla donatılan şehir, Romalılar tarafından Kıbyra (Gölhisar-Horzum) Conventus'unun merkezi yapılarak özel bir konuma getirilmiştir.
Hristiyanlık Dünyasındaki Önemi
Laodikeia, Hristiyanlık tarihi açısından eşsiz bir öneme sahiptir. İncil'in Vahiy kitabında adı geçen Yedi Asya Kilisesi'nden birine ev sahipliği yapan kent, Erken Bizans Dönemi'nde metropollük seviyesinde dini bir merkez haline gelmiştir. Bu kutsal niteliği, kenti antik dönemden günümüze inanç turizminin en değerli duraklarından biri yapmaktadır.
Antik Dönemin Tekstil ve Ticaret Devleri
Antik coğrafyacı Strabon'un aktardığı bilgilere göre Laodikeia, kuzguni siyah renkli yününün yumuşaklığı ile ünlü bir koyun türüne ev sahipliği yapıyor ve bu hayvancılık faaliyetinden çok büyük gelir elde ediyordu. Kentte gelişen tekstil endüstrisi, İmparator Diocletianus'un fiyat fermanında dahi adı geçen "Laodicean" kumaşlarını üretmiştir. Ayrıca burada üretilen ve "Trimita" adı verilen tünikler o denli ün kazanmıştır ki kent bir dönem Trimitaria olarak anılmıştır.
Görülmeye Değer Anıtsal Yapılar
Laodikeia kazıları, 1961-1963 yılları arasında Kanada Quebec Laval Üniversitesi araştırmacıları tarafından Jean des Gagniers yönetiminde başlatılmıştır. Kentte mutlaka görülmesi gereken önemli yapılar şunlardır:
Antik Tiyatrolar
Kentte iki adet tiyatro bulunmaktadır. Kuzeydoğuda yer alan Büyük Tiyatro, Grek tiyatrosu tipinde araziye uygun biçimde Roma tarzında inşa edilmiştir ve yaklaşık 20.000 kişi kapasitelidir. Büyük tiyatronun 300 metre kuzeybatısında yer alan Küçük Tiyatro ise yaklaşık 15.000 kişilik olup sahne binası yıkılmış olsa da günümüze belli ölçüde ulaşmıştır.
Stadyum, Gimnazyum ve Meclis Binası
Kentin güneybatısında yer alan 350 metre uzunluğunda ve 60 metre genişliğindeki devasa Stadyum, MS 79 yıllarında yapılmıştır. Stadyuma entegre biçimde MS 2. yüzyılda inşa edilen Gimnazyum, Proconsul Gargilius Antioius tarafından İmparator Hadrianus ve eşi Sabina'ya ithaf edilmiştir. Stadyumun hemen kuzeyinde ise Güney Agora'ya bitişik, traverten ve mermer bloklardan inşa edilmiş Meclis Binası yer almaktadır.
Anıtsal Çeşme (Nymphaeum)
Suriye Caddesi ile stadyuma uzanan caddenin köşesinde yer alan bu iki cepheli görkemli çeşme, Roma İmparatoru Caracalla'nın MS 215 yılındaki ziyareti şerefine yapılmıştır. İlerleyen dönemlerde vaftizhaneye dönüştürülen çeşmenin havuz korkulukları Theseus'un Minatauros'u öldürmesi ve Zeus'un Ganimedes'i kaçırması gibi mitolojik sahnelerin kabartmalarıyla süslenmiştir. Çeşme yapısının bulunduğu alanda yayılmış durumda mimari parçalara (arşitrav, arşitrav-friz blokları, konsollu geison, postamentli Attik İyon kaideleri, burma yivli sütun parçaları vb.) yoğun şekilde rastlanmaktadır.