Kutsal Havariler Manastırı ve Tarihi Önemi
Muş kenti yakınlarında yer alan Kutsal Havariler Manastırı (Ermenice: Arakelots), bölgenin en önemli tarihi ve dini yapılarından biridir. Tarih boyunca stratejik bir konuma sahip olan bu manastır, Kasım 1901 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu güçleri ile Ermeni milisleri arasında gerçekleşen tarihi Kutsal Havariler Manastırı Muharebesi'ne ev sahipliği yapmıştır. Bu tarihi olay, manastırın geçmişteki askeri ve siyasi önemini gözler önüne seren en büyük hadiselerden biri olarak kayıtlara geçmiştir.
1901 Tarihi Muharebesi ve Gelişmeler
19. yüzyılın son çeyreğinde Muş vadisindeki Ermeni nüfusun yaşam koşullarının zorlaşması ve bölgedeki güvenlik sorunları nedeniyle, 1901 yılının Kasım ayında Andranik Ozanyan liderliğindeki yaklaşık 30 deneyimli fedayi ile Tsronk köyünden 8 ila 10 kadar köylü dağlardan inmiştir. Osmanlı askeri güçleri tarafından takip edilen bu grup, 20 Kasım'da Muş'un doğusunda bulunan Kutsal Havariler Manastırı'na sığınarak buraya bir barikat kurmuştur. Bunun üzerine Ferik Paşa ve Ali Paşa komutasındaki yaklaşık 1.200 ile 6.000 kişiden oluşan beş Osmanlı taburu manastırı kuşatma altına almıştır.
Kuşatma Koşulları ve Sonuçları
Manastır çevresindeki kuşatma tam 19 gün boyunca devam etmiştir. Bu süre zarfında çetin kış şartlarının getirdiği soğuk hava ve çeşitli salgın hastalıklar nedeniyle kuşatmayı gerçekleştiren Osmanlı ordusu ağır kayıplar vermiştir. Ermeni papazların, Muş muhtarının ve yabancı konsolosların da katılımıyla teslim görüşmeleri gerçekleştirilmiş olsa da bir uzlaşmaya varılamamıştır. Kuşatmanın sonunda, Andranik Ozanyan ve beraberindeki adamlar manastırı gizlice terk etmeyi başarmış ve dağlara geri dönmüşlerdir. Leon Troçki'nin aktardığı bilgilere göre Andranik, Osmanlı subayı üniforması giyerek ve nöbetçilerle mükemmel bir Türkçe konuşarak bu kaçışı organize etmiştir.