İstanbul'un Şişli ilçesinde yer alan Kurtuluş, eski adıyla Tatavla (Yunanca: Ταταύλα), yaklaşık 470 yıllık köklü geçmişiyle Şişli ilçesinde iskana açılan ilk bölge olma özelliğini taşımaktadır. Pangaltı'nın üzerinde bulunduğu tepeden güneye doğru hafif bir eğimle inen eski bir dere yatağı ile bu yatağı çevreleyen tepecikler üzerinde kurulan semtin büyük bir kısmı bugün Şişli'ye bağlıyken, Aya Dimitri Kilisesi'nin yer aldığı Son Durak'tan aşağısı Beyoğlu ilçesi sınırlarında kalmaktadır. Adını Rumca "beygir ahırı" anlamına gelen "tavla" kelimesinden alan Tatavla semti, tarihindeki en büyük dönüm noktalarından biri olan 1929 yılındaki büyük yangının ardından resmi olarak Kurtuluş ismiyle anılmaya başlanmıştır.
Kurtuluş'un Tarihçesi ve Kuruluş Öyküsü
Semtin kuruluşu, Kanuni Sultan Süleyman döneminde (1520-1566) yaşayan Osmanlı tarihinin müstesna simalarından ve alim komutan olarak bilinen Barbaros Hayreddin Paşa'nın Ege ve Akdeniz'den, özellikle Sakız Adası'ndan gemi yapımında çalıştırılmak üzere getirdiği 10 bini aşkın Rum esiri bu bölgeye yerleştirmesiyle başlamıştır. Önceleri Kasımpaşa tersanelerinde çalışan ve gemi yapımında son derece mahir olan ve "Tersaneliler" olarak da anılan bu Rum esirler, ilerleyen yıllarda ayakkabı imalatında ve tulumbacılıkta büyük başarılar elde etmişlerdir. Rum tulumbacıların yangın söndürmedeki üstün başarıları defalarca takdir görmüş, imal ettikleri ayakkabılar ise Beyoğlu'nun en gözde dükkanlarında alıcı bulmuştur. 18. yüzyılın sonlarına doğru Rum nüfusunun 20 bine ulaştığı semtte yaşayanlar bölgeye yabancıların girmemesini talep etmiş, 1884 yılına gelindiğinde ise Tatavla özel bir yönetmelikle yönetilmeye başlanmıştır. Bu doğrultuda 1.030 evin 53 temsilcisi seçilerek semt 12 kişilik bir "ihtiyar heyeti" tarafından yönetilmiştir. Semt zamanla Rum nüfusun yanı sıra Ermeni ve Yahudileri de bünyesinde barındırmış, 1802 yılında ise İngiliz hükûmetinin Osmanlı Devleti ile geliştirdiği ticari ilişkiler kapsamında kimi İngiliz aileleri ticaret yapmak üzere buraya yerleştirilmiştir.
Kültürel Miras, Festivaller ve Büyük Yangınlar
Tarihi boyunca son derece canlı bir sosyal ve kültürel hayata sahip olan Tatavla, meyhaneleri ve Paskalya yortusundan önceki perhiz döneminin ilk pazartesi günü kutlanan ünlü Bakla Hurani panayırı ile İstanbul'da adından sıkça söz ettirmiştir. İstanbul'un dört bir yanından katılımın olduğu bu renkli panayırda en çok tüketilen besin bakla olmuş ve İstanbullular bakladan yapılan çeşitli yemeklerle ilk kez burada tanışmıştır. Ancak semt, ahşap binalar, yakın konumlanma ve dönemin yetersiz söndürme teknikleri gibi nedenlerle tarih boyunca büyük yangınlarla mücadele etmek zorunda kalmıştır. En mahir tulumbacılara rağmen 1832 yangınında 600 ev ve 30 dükkan küle dönmüş, 1929 yılındaki yangında ise 207 bina yok olmuştur. 13 Nisan 1929 tarihli İkdam gazetesinin "Karinin Derdi" köşesine de yansıyan bu yangında, Durusu Gölü Müdürü Mösyö Castelno'nun itfaiye araçlarına bilerek su vermediği iddia edilmiş ve hakkında soruşturma açılmıştır. Semtin köklü demografik yapısı ise, Selanik'te Atatürk'ün doğduğu evin kundaklandığı haberleriyle başlayan provokasyonların ardından yaşanan 6-7 Eylül 1955 olayları sırasında gayrimüslimlerin ev ve dükkanlarına yönelik düzenlenen saldırılar ve sonrasındaki korku sebebiyle değişmiş, gayrimüslim nüfus yıllar içinde azalarak günümüzde çok küçük bir seviyeye gerilemiştir.
Dini Yapılar, Eğitim ve Ulaşım Olanakları
Günümüzde Kurtuluş'ta geçmişin izlerini ve kültürel birikimini taşıyan birçok ibadethane ve eğitim kurumu bulunmaktadır. Semtte, tepeciklerin adına kaynaklık eden 1782 yapımı Rum Ortodoks Aya Dimitri Kilisesi'nin yanı sıra Hasan Zeynep Camii ve Kurtuluş Camii gibi ibadethaneler yer alır. Eğitim kurumları arasında ise Özel Feriköy Ermeni İlköğretim Okulu, Kurtuluş İlköğretim Okulu, Kuvayi Milliye İlköğretim Okulu, Özel Kurtuluş Rum İlköğretim Okulu ve Kurtuluş Anadolu Lisesi bulunmaktadır. İstanbul'un bu tarihi semtine ulaşım oldukça kolaydır; M2 Yenikapı - Hacıosman metro hattının Osmanbey durağında inilerek Dolapdere-Kurtuluş çıkışından semte ulaşılabileceği gibi, Eminönü'nden kalkan 70KE, Yenikapı'ndan kalkan 70KY otobüsleri ve Beşiktaş'tan hareket eden 70D otobüs hatlarıyla da Pangaltı üzerinden kolaylıkla erişim sağlanabilmektedir.