Korkuteli'nin Tarihsel Geçmişi ve İsinda
Korkuteli'nin eski adı tarihi kaynaklarda İsinda olarak geçmektedir. Pisidya bölgesinde yer alan İsinda antik kentinin, günümüz Korkuteli ilçesinin 8 kilometre güneydoğusundaki Yazır mahallesi sınırları içerisinde yer aldığı kabul edilmektedir. Halkının büyük bir kısmı İyon kökenli olan İsinda'nın ilk sakinlerinin antik dönemden itibaren bölgede yerleşik olduğu bilinmektedir. MÖ 189 yılında Manlius komutasındaki Roma birliği, Ege sahillerinden hareket ederek Salihli (Sardes), Denizli (Laodiceia), Horzum (Kibyra), İsinda ve ardından Antalya'ya kadar ulaşmıştır. Şehir, MS 404-406 yıllarında İsauryalıların Pisidya bölgesini ele geçirmek üzere yaptığı kuşatmadan büyük zarar görmüştür. MS 471-472 yıllarında ise Pisidya bölgesindeki İsaurya egemenliği Kral Leon I tarafından sonlandırılmış ve bölge askerî bir komite ile yönetilmeye başlanmıştır. 7. yüzyılın başlarında Pisidya ve Frigya'nın büyük kısmı Ermeni komutanlarca işgal edilmiş, ardından 647-648 yıllarında Emevi ve Abbasi dönemlerinde devam edecek olan Arap akınları başlamıştır.
Türk Hâkimiyeti ve Korkuteli İsminin Kökeni
Anadolu'da 11. yüzyıldan itibaren yoğunlaşan Türk varlığıyla birlikte 1076 yılında Pisidya toprakları Türklerin eline geçmiştir. Hemen ardından, 1096 yılındaki Birinci Haçlı Seferi bölgenin kısa süreliğine Türk egemenliğinden çıkmasına sebep olmuş ve 1118 yılındaki antlaşmayla Pisidya Bizans'a bırakılmıştır. Bölgede yaşanan kısa süreli Venedik hâkimiyetinin ardından 1120'de yeniden Türk egemenliğine giren topraklar, Bizans imparatoru Yuannis tarafından tekrar geri alınmıştır. Bölgenin kalıcı olarak Türk yurdu haline gelmesi, 1158'de Elmalı yöresindeki Philetes kalesinin fethi, 1205'te Isparta'nın fethi ve nihayet 1207'de Antalya'nın fethiyle tamamlanmıştır. Tekeoğulları ve Osmanlı'nın ilk döneminde bölge için Roma dönemindeki İsinda adından türetilen İstanoz ismi kullanılmıştır. Bu isim Türkler tarafından 1915 yılına kadar sürdürülmüş, aynı tarihte alınan bir kararla Osmanlı şehzadesi Sultan Korkut'un anısını yaşatmak amacıyla ilçeye Korkuteli adı verilmiştir. Şehzade Korkut, burada eğitim görmüş ve lalalığını yapmıştır.
Beylikler Dönemi ve Türkmen Aşiretleri
13. yüzyıldan itibaren Antalya ve çevresine çoğunlukla Üç-Ok koluna mensup Türkmen toplulukları yerleştirilmiştir. Anadolu Selçuklu Devleti'nin Moğol istilası sebebiyle otoritesini kaybetmesi üzerine Hamidoğulları aşireti bölgede egemenlik ilan etmiştir. Hamidoğlu Beyi Dündar Bey, 1308-1319 yılları arasında Antalya'yı fethederek kardeşi Yunus Bey'i Hamid Beyliği'ne bağlı bir kol olarak yönetici tayin etmiştir. Yunus Bey'in oğlu Sinaneddin Calis Hızır Bey ise Korkuteli'de hüküm sürmüştür. Bölgedeki beylik, Mahmud oğlu Mübarizüddin Mehmed Bey döneminden sonra Teke Beyliği olarak anılmaya başlanmıştır. Özellikle Korkuteli civarında yoğunlaşan Türkmen aşiretleri, yerleştikleri köy ve kasabalara kendi isimlerini vermişlerdir. Teke Beyi Osman Çelebi, 1386 yılında Karamanoğlu Alaaddin Ali Bey ile ittifak kurarak I. Murad'a karşı savaşsa da yenilgi sonrasında affedilerek bağışlanmıştır.
Coğrafi Yapı, İklim ve Yayla Kültürü
Korkuteli, Antalya ilinin kuzeybatısında yer alan ve il merkezine 60 kilometre uzaklıkta konumlanmış bir Akdeniz ilçesidir. Denizin seviyesinden ortalama yüksekliği 993 metre olan ilçenin yüzölçümü 2.433 kilometrekaredir. İlçede 1/4 oranında Akdeniz iklimi, 3/4 oranında ise Göller Bölgesi karasal iklimi etkilidir. Bey Dağları'nın yamaçları çamlık, fundalık ve ormanlarla kaplıyken düz alanlar tarım arazisi olarak değerlendirilmektedir. İlçenin Yazır, Avdan, İmecik ve Beğiş mahallelerinde geleneksel olarak Yörükler tarafından coğrafi ve kültürel canlılığı artıran yayla şenlikleri düzenlenmektedir.