Tarihçesi ve İsim Kökeni
Konya'da Alaeddin Tepesi'nin Kürkçü (Şükran) mahallesinde yer alan İplikçi Camii (Ebülfazl Abülcabbar Mescidi), Anadolu Selçuklu döneminin dini mimarisinin erken tarihli örneklerinden biridir. Caminin ilk inşa tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, Tebrizli Hoca Ebülfazl Abdülcabbar tarafından yaptırıldığı tahmin edilmektedir. Yapı, İplikçiler Çarşısı'nın yakınında bulunması ve İplikçi Necibüddün Ayaz'ın inşa ettirdiği Altunaba Medresesi'ne bitişik olması sebebiyle zamanla "İplikçiler" ve ardından "İplikçi" ismiyle anılmaya başlanmıştır. Cuma namazlarının kılındığı önemli bir merkez olan cami, yüzyıllar boyunca dini işlevini sürdürmüştür.
Karamanoğulları, Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemi Onarımları
Tarih boyunca pek çok kez harap olan ve onarılan yapının günümüze ulaşan ana şekli, Karamanoğulları döneminde 1333 yılında yapılan genişletme ve yenileme çalışmalarına dayanmaktadır. 1431 yılında tamamen harap durumda olan cami, Turgutoğlu Ahmet Bey tarafından yeniden yaptırılmış ve bu sebeple Ahmed Bey Camii olarak da adlandırılmıştır. 1584 öncesinde bir yangın sonrası ve 1671 yılında yeniden onarılan caminin yanındaki medrese ise 19. yüzyılın sonlarında yıkılmıştır. Yapının minare tarihi de oldukça hareketlidir; ilk etapta minaresiz olan camiye sonradan eklenen güdük minare 1914'te yıkılmış, Cumhuriyet döneminde yapılan çift şerefeli tuğla minare ise 1976 yılında günümüzdeki halini almıştır.
Arkeoloji Müzesi Dönemi ve Tescili
İplikçi Camii, Cumhuriyet döneminde farklı amaçlarla da kullanılmıştır. Restorasyon çalışmalarının ardından, Mevlana Dergâhı'nda bulunan Konya Arkeoloji Müzesi 1950'li yıllarda bu yapıya taşınmış ve cami bir süre müze binası olarak hizmet vermiştir. 1960 yılının Şubat ayında yeniden ibadete açılan yapı, Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından 1988 yılında tescillenmiştir. Cami, son kapsamlı restorasyonunu ise 2008 yılında geçirmiştir.
Mimari Özellikleri ve Eşsiz Mihrabı
Yaklaşık 30x40 metre boyutlarında, doğu-batı eksenli dikdörtgen bir plana sahip olan İplikçi Camii'nin duvarları kare biçimli Selçuklu tuğlası ile örülmüştür. İç mekanında, 19. yüzyıldan kalma barok karakterli bir mihrabın hemen altında Anadolu Selçuklu dönemine ait en eski örnek olarak tanımlanan tarihi bir mihrap kalıntısı keşfedilmiştir. Firuze ve mor çinilerle bezenmiş bu mihrap nişi, yapının en dikkat çekici kısımlarından biridir. Zamanla çevresindeki yol seviyesinin yükselmesi nedeniyle bugün Mevlana Caddesi'nin yaklaşık bir buçuk metre aşağısında kalan camiye on basamaklı bir merdivenle inilmektedir.