Ege'nin Tarihle Buluştuğu Eşsiz Yarımada: Knidos
Knidos veya antik adıyla Cnidus, Muğla'nın Datça ilçesinde yer alan ve Karya dönemine ait en önemli antik yerleşimlerden biridir. Dor Heksapolisi adı verilen altı şehirli birliğin üyesi olan bu antik kent, Gökova Körfezi'nin güney sınırını çizen Datça Yarımadası'nın üzerinde kurulmuştur. Şehir ilk olarak bugünkü Datça ilçe merkezinin 1,5 km kuzeydoğusunda yer alan Dalacak Burnu'ndaki Burgaz mevkiinde kurulmuş, daha sonra MÖ 4. yüzyılın ortalarında deniz ticaretinin gelişimiyle yarımadanın en batı ucu olan Tekir Burnu'na taşınmıştır.
Bilim, Sanat ve Tıbbın Antik Dünyadaki Öncü Merkezi
Knidos antik kenti, bilim, mimarlık ve sanatta döneminin oldukça ileri düzeyde olan merkezlerinden biriydi. Tarihin en büyük astronomi ve matematik bilimcilerinden Eudoksus, ünlü hekim Euryphon, usta ressam Polygnotos ve dünyanın yedi harikasından biri olan İskenderiye Feneri'nin mimarı Sostratos burada yaşamış ve eserler vermiştir. Hekim Euryphon ve öğrencileri, döneminin en büyük ikinci tıp okulunu Knidos bünyesinde kurarak tıp bilimine yön vermişlerdir. Ayrıca ünlü bilim insanı Eudoksus'un geliştirdiği, hem mevsimleri hem de zamanı gösteren güneş saati bugün de ören yerinde ziyaretçiler tarafından görülebilmektedir.
İki Limanlı Yarımada ve Şehir Mimarisi
Amasyalı ünlü coğrafyacı Strabon, Knidos'u kıyıdan Akropolise doğru kademeli olarak yükselen devasa bir tiyatroya benzetmiştir. Şehir, 4 kilometreyi bulan güçlü surlarla çepeçevre sarılmıştır. Eskiden bir ada olan Deveboynu Yarımadası'nın karaya bağlanmasıyla iki tarafında yapay limanlar oluşturulmuştur. Bu dolgu alanının geçişinde bir kanal açılmıştır. Kuzeydeki liman küçük olup askeri amaçla kullanılmış, ağzı zincirlerle kapatılan bu limanın iki yanına yuvarlak kontrol kuleleri inşa edilmiştir (günümüzde güneydeki kule ayaktadır). Güneyde bulunan iç liman ise ticari gemilerin yanaştığı çok daha büyük bir ticaret limanı olarak kullanılmıştır.
Görülmeye Değer Anıtsal Yapılar ve Tapınaklar
Knidos'ta biri 20.000, diğeri 5.000 seyirci kapasiteli iki büyük tiyatro yer almaktadır. Ticari limanın yakınındaki küçük tiyatro ayaktayken, Akropol'deki büyük tiyatronun mermer ve taşları maalesef 19. yüzyılda gemilerle taşındığı için günümüze ulaşamamıştır. Ören yerinin en görkemli noktalarından biri olan ve her iki limana hakim konumda bulunan yuvarlak planlı Afrodit Tapınağı, 17 metrelik çapıyla kentin merkezidir ve bugün tapınağın ortasındaki ünlü heykelin yalnızca kaidesi görülebilmektedir. Kentin batı kesimindeki terasta yer alan Dor Tapınağı (Pembe Tapınak), gri-pembe kireç taşından inşa edilmiş olup üzerine Erken Hristiyanlık döneminde renkli mozaik tabanlı bir kilise yapılmıştır. En yüksek noktada Apollon Tapınağı yükselirken, tiyatronun hemen üzerinde mimar Stratos'un eseri olan Korint Tapınağı yer alır. MÖ 3. yüzyılda mimar Sostratos tarafından inşa edilen 113 metre uzunluğundaki Stoa ve zemininde demir ok uçları bulunan antik Gymnasium kentin diğer önemli kalıntıları arasındadır.