Kızılkaya Beldesi’nin Köklü Tarihi ve Antik Kökenleri
Burdur ilinin Bucak ilçesine bağlı bir belde olan Kızılkaya, zengin tarihi kökenleriyle öne çıkmaktadır. Beldenin tarihi, MÖ 1295 yılına, Etiler (Hititler) zamanındaki Pisidya Cumhuriyeti devrine kadar uzanmaktadır. İçişlerinde bağımsız, dışişlerinde ise Hitit İmparatorluğu'na bağlı olan Pisidya'nın çevresinde Pamiiya ve Karyalıkya gibi küçük devletlerin yanı sıra Komabe (Garipçe), Kretopolis (Kızılkaya), Legost (Büyükköy), Pogla (Çomaklı) ve Vebre (Bozova) gibi küçük devletçiklerin varlığı bilinmektedir. Roma döneminde ise bugünkü Kızılkaya yakınlarında Kretopolis şehri kurulmuştur. Ayrıca, 1914 tarihli Konya Vilayet Salnamesi'ne göre, bölge yakınlarında 'Ariassos' adıyla eski bir şehir kurulmuş ve burada 'altı kapı' adı verilen bir su yolu kemeri yer almıştır. Günümüzde Ariassos Antik Kenti kalıntıları, Burdur-Antalya yolunun 45. kilometresindeki Çubuk Beli yakınlarında, Akkoç Köyü yolu üzerindedir.
Osmanlı İmparatorluğu Dönemi ve İdari Gelişimi
Yıldırım Bayezid'ın 1391 yılında Hamit İli'ni Osmanlı topraklarına katmasıyla Kızılkaya bölgesi ilk kez Osmanlı himayesine girmiştir. Osmanlı Devri'nde oldukça önemli bir idari merkez olan Kızılkaya'da düzenli olarak vergi defterleri tutulmuştur. 16. yüzyılın sonlarında nahiye statüsüne kavuşan belde, Osmanlı Araştırmaları Vakfı'nın incelemelerine göre Konya eyaletinin Antalya sancağına bağlı Kızılkaya kazası olarak da kayıtlara geçmiştir. 1831 yılında Teke (Antalya) Sancağı'na bağlı olan Kızılkaya nahiyesinin nüfusu 942 kişi iken, 19. yüzyılın sonlarında bölgenin en kalabalık yerleşimlerinden biri haline gelmiştir. 1892 yılı kayıtlarına göre nahiyede 792 hane bulunmakta ve buralarda 4518 kişi yaşamaktaydı. Kızılkaya'daki ilk hükümet dairesi de bu idari ve sosyal büyümenin bir sonucu olarak yine 1892 yılında hizmete açılmıştır.
Eğitim, Sosyal Yaşam ve Cumhuriyet Dönemi Dönüşümü
Kızılkaya'nın sosyal ve eğitim tarihi de oldukça hareketlidir. 1875 yılı kayıtlarına göre nahiyede 1 medrese bulunmaktayken, 1879 yılı salnamelerinde beldede 4 adet sıbyan mektebi bulunduğu, bu okullarda 250 erkek ve 50 kız öğrencinin eğitim gördüğü belirtilmektedir. Ticari ve sosyal canlılığı gösteren 1899 yılı kayıtlarında ise nahiyede 5 dükkan, 2 kahvehane ve 1 fırının faaliyet gösterdiği yazılıdır. Cumhuriyet Dönemi'nin başlarında, 1926 yılında Bucak'ın ilçe yapılmasıyla birlikte, daha önce Antalya'ya bağlı olan Kızılkaya nahiyesi de Bucak ilçesine bağlanmıştır.
Tarım Potansiyeli ve Dünyaca Ünlü Kızılkaya Arpası
Coğrafi konumu itibarıyla Akdeniz Bölgesi'nde yer alan Kızılkaya, deniz seviyesinden 794 metre yükseklikte kurulmuştur ve 51,75 kilometrekarelik bir yüzölçümüne sahiptir. Belde, sahip olduğu 12.000 dekar ekilebilir geniş tarım arazisiyle Burdur ilinin önde gelen tarım merkezlerinden biri durumundadır. Bilimsel tarım uygulamalarının da başarıyla yürütüldüğü beldede, Akdeniz Üniversitesi'nden Prof. Dr. M. İlhan Çağırgan tarafından kuraklığa dayalı arpa ıslahı çalışmaları yürütülmüştür. Bu araştırmalar sonucunda geliştirilen ve dünya genelinde büyük ses getiren Kızılkaya Arpası, kuraklığa dayanıklılığı ile tescillenmiştir. Ancak, bölgedeki çiftçilerin dışarıya tohum satışı yapmaması nedeniyle bu özel arpa türünün üretim alanı sadece Kızılkaya beldesi sınırlarında kalmıştır.