Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan Kırşehir, deniz seviyesinden 985 metre (bazı kayıtlara göre 978 metre) yükseklikte konumlanmış, köklü geçmişi ve kültürel birikimiyle dikkat çeken tarihi bir ilimizdir. Toplam 6.584 km² yüzölçümü ile Türkiye topraklarının yüzde 0,84'lük kısmını oluşturan şehir, yüzölçümü bakımından Türkiye'nin 53'üncü, nüfus bakımından ise 69'uncu en büyük kentidir. TÜİK'in 2021 yılı verilerine göre merkez ilçeyle birlikte 7 ilçe, 10 belediye, 68 mahalle ve 252 köyden oluşan Kırşehir, günümüzde Vali Murat Sefa Demiryürek idaresinde bulunmaktadır.
Kırşehir'in Tarihsel Kökenleri ve İsim Serüveni
Kırşehir'in tarihi, Hitit uygarlığına kadar uzanmaktadır ve bölgede bu döneme ait kaya yazıtlı bir anıt olan Malkaya bulunmaktadır. Hititler zamanında bölge havzası, Yunanların bildiği adıyla "Akhalar Ülkesi" anlamına gelen "Ahiyuva" olarak anılırken; Roma ve Bizans dönemlerinde Kapadokya adını almıştır. Antik kaynaklarda M.Ö. 2. yüzyılda Aquae Saravenae (Akova Saravena) ve daha sonraları Makissos (Macissus) olarak bilinen kent, İmparator I. Justinianus devrinde (527-568) yeniden kurulmuş ve Justinianopolis diye anılmaya başlamıştır. Türklerin 1070'lerde şehri fethetmesiyle birlikte, uçsuz bucaksız bozkırın ortasında yükselen bu yerleşime Türkçe "Kır şehri" ismi verilmiş ve bu ad zamanla halk dilinde günümüzdeki "Kırşehir" halini almıştır. Cumhuriyet döneminde de önemli idari değişimler geçiren şehir, 1924 yılında il olmuş, 1954'te siyasi gelişmeler sebebiyle ilçe yapılarak Nevşehir'e bağlanmış, nihayet 1 Temmuz 1957'de tekrar il hâline getirilmiştir.
Görülmeye Değer Tarihi Yapılar ve Köprüler
Kırşehir-Konya yolu üzerinde, Kırşehir'in yaklaşık 20 km güneyinde yer alan Kesikköprü, Kızılırmak üzerinde kurulu anıtsal bir Selçuklu eseridir. Köprü üzerindeki kitabelere göre yapı, II. Gıyaseddin Keyhüsrev'in oğlu II. İzzeddin Keykavus zamanında, Hicri 646 (Miladi 1248) yılında Atabeg İzzü'd-Din Muhammed tarafından yaptırılmıştır. İzmir'den gelip Tokat, Sivas ve Erzurum'a uzanan kervan yollarının geçiş noktası olan köprü, 17. ve 18. yüzyıllarda kervan yollarının eşkıyalar tarafından işgal edilmesi nedeniyle Kesikköprü adını almıştır. Şehirdeki bir diğer önemli tarihi durak ise 14. yüzyılda yaşamış ve 1332 yılında vefat etmiş olan ünlü Sufi şair Âşık Paşa'nın Türbesi'dir.
İklim Özellikleri ve Dini Geçmiş
Hristiyanlık tarihi açısından da izler barındıran Kırşehir, İmparator I. Justinianus döneminde Kapadokya'nın üç eyalete bölünmesiyle Mocissus Metropolitan Başpiskoposluğu adıyla metropolitlik merkezi olmuştur. Coğrafi ve iklimsel açıdan Thorntwaite iklim tasnifine göre yarı kurak bir iklim özelliğine sahip olan şehirde, yazları sıcak ve kurak, kışları ise NAO ve AO indekslerine bağlı olarak kar yağışlı veya yağmurlu karasal iklim özellikleri görülür. Yıllık ortalama sıcaklığın 11.3 °C, yıllık ortalama yağış miktarının ise 415,9 kg/m² olduğu Kırşehir'de; Akçakent, Akpınar, Boztepe, Çiçekdağı, Kaman ve Mucur gibi ilçeler arasında küçük sıcaklık farkları bulunmaktadır.