Mahmut Bey Camii Tarihi
Mahmut Bey Camii (halk arasında bilinen adıyla Çivisiz Cami), Kastamonu'ya 18 km uzaklıktaki Kasaba Köyü'nde bulunmaktadır. Kastamonu'da Candaroğulları Beyliği'nin hüküm sürdüğü dönemde, 1366 yılında Candaroğulları Beyliği hükümdarı Emir Adil Bey'in oğlu Emir Mahmud Bey tarafından "cuma cami (ulu cami)" olarak yaptırılmıştır. Giriş kapısının üstünde yer alan küçük mermer üzerine oyulmuş Arapça kitabeye göre, Adil Bey oğlu büyük emir Mahmut Bey'in hicri 768 (miladi 1366) senesi Ramazan ayında caminin yapımını emrettiği bilinmektedir. Tarihi cami, 2014 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi'ne alınmış; 2023 yılında ise "Anadolu'nun Orta Çağ Dönemi Ahşap Direkli ve Kirişli Camileri"nden birisi olarak UNESCO Dünya Mirası ilan edilmiştir.
Mimarî Özellikleri ve Çivisiz Yapısı
Mahmut Bey Camii'nin kareye yakın bir dikdörtgen biçimindeki planı, kalın taş duvarlarla çevrilidir. Caminin önünde, önü dışarıya açılan bir son cemaat mahalli yer almaktadır. Dört adet yuvarlak ve kalın kesitli ahşap direk tarafından taşınan yüksek tavanlı son cemaat mahallinden cami iç mekanına girilir. Dış duvarları moloz taştan, içiyse tamamen ahşap tercih edilen caminin sadece mihrap kısmında alçı kullanılmıştır. Caminin çatısı ahşap olup bindirme tekniğinde yapılmıştır. Hiç metal çivi ve herhangi bir aksam kullanılmamış olmasıyla Türkiye'deki ender örneklerdendir. Cami içindeki tüm ahşap yüzeylerde görülen kökboyası kullanılmış kalem işi süslemeler de asli vasfını korumaktadır. Yangın tehlikesi sebebiyle elektrik tesisatı bulunmayan camiyi, başta büyük alaka gösteren Japonlar olmak üzere her yıl ortalama 12 bin kişi ziyaret etmektedir.
Sanat Şaheseri Giriş Kapısı
Caminin göz alıcı bir diğer ögesi ise giriş kapısıdır. Bu sanat şaheseri kapının ustasının, 14. yüzyılda yaşamış Ankaralı büyük ahşap ustalarından Nakkaş Mahmut oğlu Hakkak Abdullah olması kuvvetle muhtemeldir. Türkiye'de çok az örneği bulunan kapının aslı 1977'de çalınmış, Manisa'da bir okulun bahçesinde bulunduktan sonra da Kastamonu Liva Paşa Konağı Etnografya Müzesi'nde muhafaza altına alınarak teşhire konulmuştur. Yerine ise Kastamonu'nun en eski ahşap oymacılık ustalarından hakkak Hikmet Değirmencioğlu tarafından yapılan benzeri yerleştirilmiştir.
Bitişik Yapılar ve Hazire
Kayıtlarda son cemaat yerinin bitişiğinde birtakım yapılarla birlikte okul binasının olduğu, Candaroğlu Mahmut Bey'in annesi ile bazı akrabalarının mezarlarının da bitişik hazirede yer aldığına dair bilgiler mevcuttur. Bu hazirede mevcut olan bir türbe yıkılmış ve içinde Mehmet Bey'e ait olan lahitler 1940'lı yıllarda Kastamonu Arkeoloji Müzesi'ne getirilmiştir. Lahit taşı kitabelerinden, lahitlerin Candaroğlu Mahmut Bey'in 1370 yılında vefat eden oğlu Mehmet Bey'e ait olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca Kastamonu'da, Kırkçeşme Mahallesi'nde medfun olan ve babası Şeyh Ahmed Siyahi Efendi adına türbesi bulunan, Şeyh Ahmed Hicabi Efendi'nin ziyarette bulunduğu Dai Sultan adlı zatın türbesinin de burada yer aldığı bilinmekte ise de buna dair günümüzde herhangi bir iz görülmemektedir.