Erzurum'un Zirvesinde Bir Yerleşim: Karayazı
Erzurum ilinin güneydoğusunda, deniz seviyesinden ortalama 2.287 metre (coğrafi verilere göre yer yer 2.295 metre) yükseklikte düz bir ova üzerine kurulu olan Karayazı, Doğu Anadolu Bölgesi'nin en kendine has coğrafyalarından biridir. İl merkezine 120 kilometre, Ağrı iline ise 100 kilometre mesafede konumlanan bu yüksek ilçe; güneyinde Karaçoban, Hınıs ve Malazgirt, doğusunda Eleşkirt ve Tutak, batısında Tekman ve Köprüköy, kuzeyinde ise Horasan ilçeleriyle komşudur. Çevresindeki ilçelere göre daha belirgin bir kırsal gelişim gösteren Karayazı, gelişmiş tarım faaliyetleri ve büyüleyici doğasıyla öne çıkmaktadır.
M.Ö. III. Yüzyıldan Günümüze Köklü Bir Tarih
Karayazı'nın tarihi geçmişi antik dönemlere uzanmaktadır. Aras Nehri civarında konumlanan Salyamaç, Yolgören ve Çelikli köylerinde bulunan tarihi kalıntılar, bölgedeki medeniyet izlerinin M.Ö. III. yüzyıla kadar dayandığını somut bir şekilde göstermektedir. İlçenin ilk kurulduğu yer Bayraktar köyü civarıdır ve eski adı da Bayraktar'dır. Tarihsel olarak ilçenin, 1071 Malazgirt Zaferi'nin ardından Anadolu'ya adım atan Selçuklu hükümdarı Alparslan'ın öncülerinden Bayraktar Han tarafından kurulduğu bilinmektedir. Osmanlı döneminde Hınıs Sancağı'na bağlı bir mahalle olarak varlığını sürdüren yerleşim, Cumhuriyetin ilanından sonra TBMM kararıyla ilçe yapılmıştır. 1938 yılına kadar Hınıs'a bağlı bir mahalle ve Pasinler'e bağlı bir köy iken, 23.06.1937 tarihli ve 3223 sayılı kanunla ilçe yapılmış ve 08.02.1938 tarihli kararnameyle çevre ilçelerden çok sayıda köy bağlanmıştır. Eski merkezi Köprüköy'e bağlı Çullu mahallesi iken bugünkü yerine taşınan ilçede 1944 yılında Karayazı Belediyesi kurulmuştur.
Türkiye'nin En Soğuk Noktası ve Verimli Yaylaları
Karayazı, Türkiye'nin sert karasal ikliminin en uç noktalarda yaşandığı ve en soğuk yer olarak bilinen bölgesidir. Kar yağışının ekim ayının sonlarına doğru başlayıp mayıs ayının sonuna kadar yerde kaldığı bu coğrafyada, ortalama kar kalınlığı 75 santimetreyi bulurken, ilçe dışındaki bölgelerde 150 santimetreye kadar ulaşmaktadır. Yılda yaklaşık 90 günü tamamen açık, 200 günü ise bulutlu veya yarı bulutlu geçiren bölge, aldığı yoğun kar yağışının etkisiyle son derece verimli meralara sahiptir. Bu meralar ilçedeki gelişmiş tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin temelini oluşturmaktadır.
Keşfedilmeyi Bekleyen Doğal ve Tarihi Zenginlikler
Karayazı seyahatinde mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında, içerisinde Kayı Obasına ait bulgulara rastlanılan gizemli Cunni Mağarası gelmektedir. Doğaseverler için tam bir oksijen kaynağı olan ve soğuk kaynak sularıyla bilinen Çakmak Dağı, eşsiz yayla havası, doğal çiçekleri ve güzelliğiyle muazzam bir piknik alanıdır. Bunun yanı sıra huzurlu bir mesire alanı sunan Köyceğiz Göleti, tarihi Söylemez Baba Kümbeti ve 2353 rakımlı Göksu Geçidi'nin alt kısmında yer alan, Gölköy olarak da bilinen Gola Yaylası mutlaka ziyaret edilmelidir. Kültürel açıdan Dengbej Reso ve Evdale Zeynike gibi tanınmış dengbejlerin yanı sıra Rus işgaline karşı savaşan Kolağası Kerem Bey (Kereme Kolağasi) gibi önemli tarihi şahsiyetlerin izlerini taşıyan ilçede konaklama için en önemli nokta Yükselen Otel ve Restoran'dır.