Karaman'ın Tarihine Işık Tutan Bir Kültür Hazinesi
Karaman Müzesi, Karaman ilinde Hatuniye Medresesi'nin arkasında yer alan ve bölgenin zengin tarihi geçmişini gözler önüne seren son derece önemli bir kültür merkezidir. Tarih boyunca pek çok farklı medeniyete ev sahipliği yapmış olan Karaman ve çevresinden elde edilen eşsiz buluntular, bu müzede ziyaretçileriyle buluşmaktadır. Müze, hem arkeolojik hem de etnografik eser koleksiyonlarıyla Anadolu'nun binlerce yıllık geçmişini gözler önüne sermektedir.
Müzenin Kuruluş Tarihçesi
Karaman çevresinde yapılan araştırmalarda ortaya çıkarılan tarihi eserlerin bolluğu, bölgede bir müze kurulması ihtiyacını doğurmuştur. İlk olarak 1961 yılında planlanan bu girişim, dönemin Kaymakamı Necati Tümay ve Belediye Başkanı Kemal Kaynaş'ın öncülüğünde 1962 yılında bir depo müze olarak faaliyete geçirilmiştir. Öncesinde Karaman Kütüphane ve Turizm Derneği bünyesinde korunan eserler, 1963 yılında Karaman çarşısında kiralanan bir binaya taşınmış ve 1966 yılına kadar burada sergilenmiştir. Eser sayısının hızla artmasıyla yeni bir müze binasına ihtiyaç duyulmuş ve 1970 yılında yeni binanın yapımına başlanmıştır. İnşaat sürecinin ardından müze, Arkeolog İlhan Temizsoy'un büyük çabalarıyla 1980 yılında bugünkü modern binasında resmen ziyarete açılmıştır.
Zengin Arkeolojik Koleksiyon ve Manazan Mumyası
İki katlı olan müze binası, her katında 550 metrekarelik geniş bir kullanım alanına sahiptir. Alt katı geleneksel bir "Karaman Evi" şeklinde düzenlenmiş olup, müze arkeolojik ve etnografik olmak üzere iki ana bölümden oluşmaktadır. Arkeolojik eserler bölümünde Kalkolitik devirden başlayarak Geç Bizans çağına kadar uzanan geniş bir tarihsel yelpazede eserler teşhir edilmektedir. Sısanın ve Gökçe Höyük'ten çıkarılan eserlerin yanı sıra Yortan kültürüne ait objeler, Taşkale, Bayır, Karacaören ve Kazımkarabekir gibi merkezlerden gelen pişmiş toprak figürinler, testiler, kandiller ve tabaklar sergilenmektedir. Roma ve Bizans çağlarına ait cam şişeler ile sikkeler müzenin en değerli koleksiyonları arasında yer alırken, Hitit dönemine ait silindirik mühürler ve Urartu bronz levhaları da sergiyi tamamlamaktadır. Bölümün en çok dikkat çeken eserlerinden biri ise Bizans döneminde (6. ve 7. yüzyıllar) oyulduğu ve yerleşildiği anlaşılan Manazan Mağaraları'ndan çıkarılan kadın cesedidir.
Etnografya ve Yazma Eserler Bölümü
Müzenin etnografya bölümünde Selçuklu, Anadolu beylikleri ve Osmanlı dönemlerine ait eşsiz kültür ögeleri sergilenmektedir. Bu bölümde çiniler, mozaikler, alçı kabartmalar, bakır kaplar, sedef kakmalı çekmeceler, nalınlar ve kahve değirmenleri yer almaktadır. Ayrıca 1798 yılında inşa edilen Hacı Emin Ağa Evi'nin çökmesi sonucu kurtarılarak müzeye getirilen ahşap dolaplar, şömine ve alçı vitraylar da bu alanda sergilenmektedir. Karaman'ın el emeği göz nuru sim işlemeli saltaları, üç etekleri, cepkenleri, para ve tütün keseleri gibi tekstil ürünleri de iki ayrı vitrinde ziyaretçilere sunulmaktadır. Yazma eserler kısmında ise Karaman Beyliği ve Osmanlı dönemine ait tezhipli Kur'an-ı Kerimler, fermanlar ve şeriat mahkemesi kararlarının yanı sıra, 3.20 metre uzunluğundaki Ahi Evran Fütüvvetnâmesi müzenin en ilgi çekici parçalarından birini oluşturmaktadır. Müze bahçesinde ise Roma dönemine ait mezar stelleri ile Bizans ve Türk-İslam dönemine ait taş eserler sergilenmektedir.