Karakoyunlu'nun Coğrafi Yapısı ve Eşsiz Mikroklima İklimi
Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan Karakoyunlu ilçesi; doğusunda Aralık ilçesi, kuzeyinde Ermenistan, batısında Iğdır Merkez ve güneyinde Büyük Ağrı Dağı'nın Iğdır'a bakan yamaçları ile çevrili özel bir coğrafyaya sahiptir. İlçenin yüz ölçümü 269 km² olup deniz seviyesinden rakımı 848 metredir. Ağrı Dağı'nın uzantıları, Kire adı verilen taşlık ve kayalık yükseltiler ile dağın eteğindeki Korhan Yaylası bölgenin temel yer şekillerini oluşturmaktadır. Iğdır Ovası'nın ortasında yer alan düzlüklerin yüksekliği 800 ile 850 metre arasında değişmekte; Bingöl Dağları'ndan doğan Aras Nehri ile İslamköy ve Bulakbaşı'ndan kaynaklanan Karasu Çayı ilçe topraklarını sulamaktadır. Doğu Anadolu'nun genelinden farklı olarak mikro-klima karakteri gösteren ilçede yazlar sıcak, kışlar ise ılık geçmekte ve bu iklim özellikleri sayesinde pamuk yetiştirilebilmektedir.
Urartulardan Karakoyunlu Devletine Ulaşan Tarihsel Miras
Karakoyunlu ve çevresindeki arkeolojik buluntular, bölgedeki ilk yerleşim izlerinin MÖ 900-600 yılları arasında Urartular döneminde başladığını ortaya koymaktadır. Tarih boyunca Kimmerler ile Sakalar'ın saldırılarına uğrayan yöre; sırasıyla Medler, Persler, Makedonyalılar, Romalılar, Bizanslılar ve Sasaniler'in egemenliği altına girmiştir. Arap akınlarıyla sık sık Bizans ve Araplar arasında el değiştiren bölgeye, 1071 Malazgirt Savaşı'nın ardından Türkmen boyları yerleşmeye başlamıştır. Moğollar, Altın Orda Devleti ve Celayirliler'in hâkimiyetinin ardından yöre, 1380 yılında Karakoyunlu Devleti tarafından ele geçirilmiş ve ilçe bugünkü adını bu devletten almıştır. İlçe merkezinde ve köylerindeki mezarlıklarda günümüze ulaşan, Karakoyunlular döneminden kalma koç ve koyun heykelli mezar taşları bu köklü geçmişin en somut kanıtlarıdır.
Osmanlı Dönemi Siyasi Mücadeleleri ve Kurtuluş Süreci
Fatih Sultan Mehmet'in 1473'teki Otlukbeli Savaşı'nda Uzun Hasan'ı yenmesiyle ilk kez Osmanlı topraklarına katılan bölge, Safevilerin eline geçse de Yavuz Sultan Selim'in 1514 Çaldıran Muharebesi ile yeniden Osmanlı egemenliğine girmiştir. Kanuni Sultan Süleyman'ın 1534 Irakeyn Seferi ile kesin olarak sınırlara dahil edilen Karakoyunlu, Osmanlı ile Safeviler arasındaki Amasya (1555) ve Kasr-ı Şirin (1639) antlaşmalarıyla uzun yıllar Osmanlı idaresinde kalmıştır. 19. yüzyılda Rus istilalarına maruz kalan ilçe, 3 Mart 1878 Ayastefanos Antlaşması ile kesin olarak Rus yönetimine bırakılmış ve 1918 Brest-Litovsk Antlaşması'na kadar 40 yıl boyunca bu durumda kalmıştır. Mondros Mütarekesi sonrasında Ermenilerin işgal ettiği bölgede, sivil halkın desteğiyle 3 Kasım 1918'de Aras Türk Hükümeti kurularak direniş başlatılmıştır. Doğu Cephesi Komutanı General Kâzım Karabekir'e bağlı kuvvetlerin 14 Kasım 1920'de bölgeyi işgalden kurtarması ve ardından imzalanan 2 Aralık 1920 tarihli Gümrü Antlaşması ile Karakoyunlu kesin olarak Türkiye Cumhuriyeti sınırlarına katılmıştır.
Karakoyunlu'da Günümüz Sosyal Yaşamı ve Yerel Ekonomi
Tarih boyunca idari yapısı değişen ve uzun yıllar köy statüsünde kalan Karakoyunlu, 29 Şubat 1972 tarihinde belde statüsü kazanmış, 3 Haziran 1992 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan kanunla ise Iğdır'a bağlı bir ilçe konumuna getirilmiştir. Günümüzde ilçenin ekonomisi temel olarak tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Topraklarında buğday, arpa, çeltik, şeker pancarı, yem bitkileri, patates, yer elması, yer fıstığı, nohut ve mercimek yetiştirilmektedir. Ayrıca domates, patlıcan, biber, marul, tere, nane, salatalık ve karpuz üretimini içeren sebzecilik faaliyetleri ile büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık önemli geçim kaynakları arasındadır. Yerel halkın el tezgâhlarında dokuduğu geleneksel düz dokuma yaygıları ve kilimler de ilçe ekonomisine ve kültürel zenginliğine katkıda bulunmaya devam etmektedir.