Cumhuriyet Döneminin Endüstriyel Kültür Mirası
Kanara Binası (Adana Mezbahası), Adana'nın Seyhan ilçesinde Cumhuriyetin ilk yıllarında inşa edilen ve 1932 yılının Haziran ayında hizmete giren belediyeye ait tarihi bir yapıdır. Kent genelinde o dönem gerçekleştirilen sağlıksız kesim işlerine son vermek amacıyla Seyhan Nehri kenarında inşa edilen bu tesis, anıtsal girişiyle Birinci Ulusal Mimarlık Akımı'nın belirgin özelliklerini yansıtmaktadır. Tesisin mimari tasarımı, Budapeşte'de eğitim almış olan dönemin üretken mimarı Semih Rüstem Temel'e aittir.
Atatürk'ün Ziyareti ve Yapıya Adını Vermesi
Tesisin inşaat süreci 1930 yılında başlamıştır. İnşaat döneminde belediyenin mezbaha yapımına çok para aktardığı iddiaları eleştiri konusu olmuş ve dönemin belediye başkanı Turhan Cemal Bey, 28 Ocak 1933'teki Adana ziyareti sırasında cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'e şikayet edilmiştir. Ancak Atatürk tesisi son derece beğenmiş, belediye başkanını kutlamış ve onun bu modern tesisine bizzat mezbaha yerine 'Kanara' isminin verilmesini önermiştir. Bu önerinin ardından tesis ve bulunduğu semt bu adla anılmaya başlanmıştır.
Sağlıklı Gıda Üretimi ve Sosyal Yaşam Alanı
Kurulduğu dönemde günde 300 küçük ve 30 büyük hayvanın sağlıklı koşullarda kesilmesine uygun olarak hazırlanan Kanara, getirdiği ön soğutma uygulamasıyla kaliteli et üretiminin öncüsü olmuştur. Ayrıca bünyesinde barındırdığı günde 10 ton kapasiteli buz fabrikası sayesinde kentin uzun ve sıcak geçen yaz aylarındaki büyük buz ihtiyacını karşılamıştır. Çevresindeki okaliptüs ağaçlarıyla kaplı koruluğu, gazoz üretim yeri ve lokantasıyla tesisin bahçesi, Adana halkı için uzun yıllar boyunca popüler bir mesire alanı ve sosyal buluşma noktası işlevi görmüştür.
Mimari Özellikler ve Tescilli Kültür Varlığı
Tesis, tuğla kâgir olarak 6 pavyon ve 18 metre yüksekliğinde piramit biçimli bir su kulesiyle planlanmış olup 1960'larda yapılan eklemelerle pavyon sayısı dokuza çıkmıştır. Yapının inşasında kullanılan yontma taşlar Tarsus ocaklarından getirilirken; demir ve kiremit boyası gibi malzemeler ise Kütahya'dan temin edilmiştir. Su kulesinin mimari yapısı, Macar mimarisinin etkilerini taşımakta ve mimar Semih Rüstem Temel'in eğitim aldığı Budapeşte'deki Vajdahunyad Kalesi'nin kulesine benzerliğiyle dikkat çekmektedir. Orijinal kullanımına uzun süre devam edildikten sonra 1994 yılında boşaltılan bina, 2004 yılında Adana Koruma Kurulu tarafından tescilli kültür varlığı ilan edilmiştir.