Kaleiçi, Antalya ilinin Muratpaşa ilçesi sınırları içerisinde yer alan, deniz ve kara surları tarafından kuşatılan tarihi kent merkezine verilen isimdir. Sokakları ve yapılarıyla Antalya tarihinin izlerini günümüze kadar taşıyan bu özel semt, geçmişin mimari zenginliğini ve dönemin yaşam kültürünü bir arada barındırmaktadır. Semtteki eski evlerin önemi sadece mimari açıdan değil, aynı zamanda o dönemde yaşayan insanların yaşam şekilleri, davranışları, gelenekleri ve sosyal yönleri hakkında da son derece yararlı bilgiler aktarmaktadır.
Kaleiçi'nin Koruma Altına Alınması ve Tarihsel Önemi
Kaleiçi ve Antalya iç liman bölgesi, sahip olduğu benzersiz tarihi doku nedeniyle 1972 yılında Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından "SİT bölgesi" olarak tescil edilerek koruma altına alınmıştır. Semtin korunması ve yaşatılması amacıyla yürütülen "Antalya- Kaleiçi Kompleksi" restorasyon çalışması, uluslararası alanda da büyük takdir toplamıştır. Bu başarılı restorasyon çalışmasından dolayı Turizm Bakanlığı'na, 28 Nisan 1984 tarihinde FİJET (Uluslararası Turizm Yazarları Birliği) tarafından turizm dünyasının prestijli ödüllerinden biri olan Altın Elma Turizm Oskarı verilmiştir.
Geleneksel Kaleiçi Evlerinin Mimarisi
Kaleiçi'nin dar sokakları çoğunlukla limandan dış surlar yönüne doğru, yukarıya uzanacak şekilde şekillenmiştir. Bu sokaklarda sıralanan evler, sahiplerinin ekonomik güçlerine ve kullanım amaçlarına göre farklılık gösterse de birçok ortak mimari özelliğe sahiptir. Genellikle yığma taştan ve ağaç bağlantılı olarak inşa edilen bu evlerin her birinin sokağa bakan bir cephesi ile sokağın görmediği iç avlusu veya bahçesi bulunur. Sokak cephesinin zemin katında güvenlik ve gizlilik amacıyla çok az pencere yer alırken, üst katta ev ve sokak mimarisine uyum sağlayan ve ağaç süslemelerle bezenmiş "cumba" adı verilen çıkmalar yer alır.
Evlerin İç Düzeni ve Yaşam Alanları
Evlerin merkezini zemin katta, doğrudan bahçeye açılan ve taş zeminli "taşlık" adı verilen bölümler oluşturur. Taşlıklarda dinlenmek amacıyla yerleştirilmiş ağaç kanepeler bulunur ve buralardan zemin kattaki diğer odalara geçiş sağlanabildiği gibi üst kata da bir merdivenle ulaşılır. Zemin kat genellikle depo ve mutfak gibi hizmet amaçlı işlev gören odalara ev sahipliği yapar. Yaşam alanı olan üst kat ise çok daha aydınlıktır; buradaki pencereler daha büyük tasarlanmış olup genellikle üst üste iki sıra halinde yer alır. Üst pencereler camsız ve ağaç kafeslerden oluşurken, alt pencereler açılıp kapanabilir özelliktedir. Cumbaların üst pencerelerinde ise küçük boyutlu renkli cumbalı camlar tercih edilmiştir.
Günümüzde Kaleiçi ve Görülmeye Değer Eserler
Aslına uygun olarak restore edilen tarihi yapılarıyla Kaleiçi, günümüzde otelleri, pansiyonları, restoranları, barları, antika halı satan mağazaları ve hediyelik eşya dükkânlarıyla canlı bir kültür ve eğlence merkezine dönüşmüştür. Bölgeyi ziyaret edenler için antik Roma döneminin izlerini taşıyan ve İmparator Hadrianus'u onurlandırmak amacıyla inşa edilen antik Hadrian Kapısı ile şehrin surları görülmeye değer önemli anıtlardır. Ayrıca semtte yer alan tarihi camiler arasında en ünlüsü olan ve aynı zamanda Antalya'nın simgesi olarak kabul edilen Yivli Minare Camii ile arka planda silüetiyle sokak manzaralarına eşlik eden Sultan Alaaddin Camii, bölgenin tarihi dokusunu taçlandıran dini mimari yapıların başında gelmektedir.