MÖ 4000 Yıllarından Günümüze Kalecik'in Köklü Tarihi
Ankara'nın kuzeydoğusunda konumlanan Kalecik, tarihi MÖ 4000 yıllarına kadar uzanan son derece köklü bir yerleşim bölgesidir. Yapılan araştırmalarda MÖ 4000 yıllarında Hititler'in bu bölgede yaşadığına dair somut kalıntılar elde edilmiştir. Zaman içerisinde Büyük İskender'in ve ardından Doğu Roma İmparatorluğu'nun egemenliğine giren bu topraklar, Anadolu tarihi coğrafyası araştırmacısı William Mitchell Ramsay tarafından da incelenmiştir. Ramsay, bölge çevresinde "Acıtorızıacum" adında bir antik kentten bahsetmiş ve araştırmalarında Kalecik'i "Eçelriga" olarak tanımlamıştır.
Selçuklu ve Osmanlı Dönemleri
1071 Malazgirt Meydan Muharebesi ile Türklerin Anadolu'ya adım atmasının ardından, 1075 yılında stratejik öneme sahip Kalecik Kalesi Selçuklu Türkleri tarafından zapt edilerek Türk hakimiyetine girmiştir. Selçuklu Devleti'nin yıkılmasıyla bölgede Candaroğulları hüküm sürmüş, Yıldırım Bayezid döneminde ise Ankara ile birlikte Osmanlı topraklarına katılmıştır. Timur'un Anadolu'dan çekilmesinden sonra kısa bir süre yeniden Candaroğulları egemenliğine giren Kalecik, daha sonra kesin olarak Osmanlı yönetimine geçerek uzun yıllar Çankırı sancağına bağlı bir kaza olarak idare edilmiştir. Ünlü seyyah Evliya Çelebi'nin seyahatnamesinde de adı zikredilen Kalecik; tabakçılık, bakırcılık ve kumaş dokumacılığı gibi el sanatlarının yanı sıra yaygınlaşan Ahilik kültürüyle Osmanlı döneminde oldukça gelişmiş bir kasaba kimliği kazanmıştır.
Milli Mücadele Dönemi ve Coğrafi Yapısı
Yakın tarihimizde, Türk Kurtuluş Savaşı sırasında önemli bir lojistik üs görevi gören Kalecik, Kuvâ-yi Milliye güçlerine lojistik destek sağlayarak nokta hizmeti vermiştir. Cumhuriyet döneminin başlarında, 1925 yılında Mustafa Kemal Atatürk Kastamonu yolculuğu esnasında bu tarihi ilçeyi ziyaret etmiştir. Coğrafi açıdan batısında Akyurt ve Çubuk, doğusunda Kırıkkale ve Elmadağ, kuzeyinde ise Çankırı'nın Şabanözü ilçesi yer alan bölge, deniz seviyesinden ortalama 713 metre yüksekliktedir. Engebeli bir araziye sahip olan ilçenin batısında Karbasan Dağı, güneyinde İdris Dağı yer alırken, güney-kuzey doğrultusunda Kızılırmak Vadisi ve nehrin kıyısında verimli ova düzlükleri uzanmaktadır.
Görülmesi Gereken Tarihi Eserler ve Yerel Ekonomi
Kalecik'in en belirgin simgesi, ilçe merkezine hakim bir tepede konumlanan ve kökleri Romalılara dayanan, Osmanlılar döneminde ise kapsamlı bir onarım gören Kalecik Kalesi'dir. Bunun yanı sıra Hasbey, Hamdi, Saray ve Tabakhane camileri ile Kazancı Baba Türbesi ve Kızılırmak üzerinde yer alan tarihi Develioğlu Köprüsü görülmeye değer başlıca eserler arasındadır. İlçe ekonomisi ağırlıklı olarak tarıma dayalı olup hayvancılık ikinci planda yer almaktadır. Bölgede bağcılık, şekerpancarı, buğday, arpa, elma, armut, kayısı, ekmek ayvası, kiraz, un, üzüm ve şarap üretimi öne çıkmaktadır. Ayrıca Kalecik açık ceza infaz kurumları bünyesinde üretilen çeşitli ürünler ekonomik faaliyete katkı sağlarken, ilçe topraklarında zengin bentonit, mermer yatakları ve krom cevheri bulunmaktadır.