Kale Doruğu Höyüğü'nün Konumu ve Yapısı
Kale Doruğu Höyüğü, Samsun il merkezinin yaklaşık 40 kilometre güneyinde, Kavak İlçesi'nin Yeni Camii Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Kavak Ovası'na hakim durumdaki yerleşme, Samsun – Havza – Amasya doğal geçiş yolu üzerinde konumlanmıştır. Yaklaşık 350 x 250 metre boyutlarında ve 25 metre yükseklikteki bu dik yamaçlı tepenin üzerinde bir kale kalıntısı mevcuttur. Bazı bilimsel yayınlarda yerleşmeden hatalı olarak Kale Doruğu yerine doğrudan Kavak olarak da bahsedilmektedir.
Arkeolojik Kazılar ve Araştırma Tarihi
Höyük, arkeoloji dünyasına ilk olarak von der Osten tarafından tanıtılmıştır. Kazı çalışmaları ise Dündartepe ve Tekeköy kazılarının ardından, aynı ekip tarafından ve İsmail Kılıç Kökten, Tahsin Özgüç ile Nimet Özgüç başkanlığında 1940-1941 yıllarında yapılmıştır. Kazılarda tepenin tepe kısmı ile ana kayaya ulaşılan doğu ve kuzey yamaçları incelenmiştir. Höyükte ayrıca 1973 yılında Uğur Bahadır Alkım, 1997 yılında ise Şevket Dönmez tarafından çeşitli araştırmalar gerçekleştirilmiştir.
Tarihsel Tabakalanma ve Kaşkalar
Yapılan kazılarda tepe kesiminde üç farklı tabaka tespit edilmiştir. En üstteki 2,70 metre kalınlığındaki dolgu Osmanlı Dönemi, Selçuklu Dönemi, Bizans Dönemi ve Roma Dönemi kalıntılarıyla temsil edilmektedir. Altındaki 1,25 metre kalınlığındaki dolgu Hitit Dönemi'ne, en alttaki tabaka ise Erken Tunç Çağı'na aittir. Yamaç kesiminde ise Orta Çağ, Roma Dönemi, Helenistik Dönem, Orta Tunç Çağı ve Erken Tunç Çağı olmak üzere dört yapı katı belirlenmiştir. Yerleşimin Hitit Dönemi'nden sonra terk edildiği ve MÖ 3. yüzyıl başlarında yeniden iskan edildiği bilinmektedir. Bu terk etme sürecinin savaşçı ve yarı göçebe Kaşkalar ile ilişkili olabileceği değerlendirilmektedir.
Buluntular ve Gömü Geleneği
Höyükteki en geniş yerleşimi Erken Tunç Çağı oluşturmaktadır. Bu tabakada ana kaya üzerine inşa edilmiş 75 cm kalınlığında bir taş duvar ile buna bitişik bir merdiven ve yamaçtaki açmada bir sur duvarı ortaya çıkarılmıştır. Kazılarda bulunan çanak çömleklerin tamamı el yapımı olup; siyah, kırmızı, kahverengi tonlarında açkılı kaplardan oluşmaktadır. Ayrıca doğu açmasında 12, kuzey açmasında ise bir mezar bulunarak yerleşim içi gömü geleneği saptanmıştır. Basit toprak mezarlara gömülen kişilerin sağ kolları üzerine bakır-tunç kamalar bırakılmış, bu kamalardan birinin bükülüp üçe katlanarak bırakıldığı görülmüştür.