Kâhta (Süryanice: Gakhti, Osmanlıca: Kölük), Adıyaman il merkezinden sonra ilin en büyük ikinci ilçesidir. Tarihte, "Kâhta" isminin Persçede "Dağın Eteği" anlamına geldiği ve Kommagenelilerden önce bölgede hakim olan Persler tarafından kullanıldığı bilinmektedir. Bu adın eski yerleşim yerinin konumundan kaynaklandığı anlaşılmaktadır; nitekim eski ilçe merkezi olan Eski Kâhta, Nemrut Dağı'nın eteklerinde yer almaktadır. Cumhuriyet'in ilk yıllarında yer değiştirilerek eski konumunun 26 km güneyindeki ova üzerine taşınan Kâhta, günümüzde zengin bir kültür ve tarih merkezidir.
Mezopotamya'nın Kıyısında Köklü Tarih
Kâhta'nın geçmişi, insanlık medeniyetinin doğuş yeri olan Mezopotamya'ya yakın coğrafi konumu sebebiyle tarih öncesi dönemlere kadar uzanmaktadır. Paleolitik, neolitik, kalkolitik dönemler ve tunç devrine ait yörede yapılan arkeolojik kazılardan elde edilen eserler günümüzde Adıyaman Müzesi'nda sergilenmektedir. Bölge, MÖ 2000 yıllarından Kommagene Krallığı'nın kuruluşuna (MÖ 69) kadar sırasıyla Hititler, Mitanniler, Aramiler, Asurlular, Geç Hititliler, Persler, Makedonyalı Büyük İskender ve Roma İmparatorluğu egemenlikleri altında kalmıştır.
Kommagene'nin Mirası ve Eşsiz Kalıntılar
MÖ 69 yılında kurulan Kommagene Krallığı, 142 yıl boyunca bölgede hüküm sürmüş ve günümüzde dünyanın sekizinci harikası olarak aday gösterilen eserler bırakmıştır. Kâhta sınırları içerisinde yer alan en yüksek dağlık alan Nemrut Dağı (2.206 m) olup, bu dağın üzerinde dünyadaki en büyük Zeus Kralı heykeli ve dev Nemrut heykelleri yer almaktadır. Nemrut Dağı Öreni'nin yanı sıra bölgede görülmeye değer belli başlı tarihi alanlar arasında tarihi Cendere Köprüsü, Karakuş Tümülüsü, Eski Kâhta Kalesi ve kalenin karşısındaki yukarı Arsemia antik kenti bulunmaktadır. MS 72 yılında Romalılar tarafından ortadan kaldırılan krallık, bu toprakları Suriye eyaletine bağlamıştır.
Orta Çağ'dan Cumhuriyet Dönemine Kâhta
Orta Çağ'da İslam dünyasının sınır kalelerinden biri olan Kâhta, Selçuklu İmparatoru Alparslan'ın Malazgirt Zaferi'nden (1071) sonra 1085 yılında Bizanslılardan alınmıştır. Kale ve çevresi Danişmendliler, Selçuklular ve Artuklular arasında sıkça el değiştirmiş, 1226 yılında Selçuklu hakimiyeti kesinleşmiştir. Baba İshak ayaklanması (1240-1241) döneminde yağmalanan Kâhta Kalesi'nin adı Memlüklüler ile Moğollar arasındaki savaşlarda sıkça geçmiş ve 1283-1289 yıllarında Halep Valisi Kara Sungur tarafından alınarak tahkim edilmiştir. Timur ve Memlüklü hakimiyetlerinin ardından 1516 yılında Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı idaresine giren kaza, Cumhuriyet döneminde Malatya'ya bağlı kalmış ve sonrasında Adıyaman'ın bir ilçesi olarak gelişimini sürdürmüştür.