İzmir Millî Kütüphane, İzmir'in Konak ilçesinde, adını verdiği Millî Kütüphane Caddesi'ndeki tarihi binasında hizmet veren, Türkiye'nin "Millî" adını taşıyan ilk kütüphanesidir. Ülkemizde sivil toplum girişimiyle kurulan ilk kütüphane olma özelliğine sahip olan bu köklü kurum, günümüzde de Türkiye’nin altı derleme kütüphanesinden biri olarak hizmetini sürdürmektedir. Kütüphane, İzmir Millî Kütüphane Vakfı’nın mülkiyetinde olup onun yönetiminde faaliyet göstermektedir.
Tarihçe ve Kuruluş Mücadelesi
Kütüphanenin kuruluşu için ilk girişim, 1911 yılında İzmirli avukat Kadızade İbrahim Bey öncülüğünde gerçekleştirilmiş olsa da mali yetersizlikler nedeniyle bu proje hayata geçirilememiştir. Ertesi yıl, matematik öğretmeni Mehmed Celaleddin Bey (Celal Hoca) öncülüğünde proje yeniden canlandırılmıştır. Celal Hoca, bu fikri İzmir Eytam Müdürü Abidin Bey ve Maksudoğlu Edhem Bey ile paylaşmıştır. Kütüphaneyi yaşatacak geliri sağlamak amacıyla bir sinema kurulması ve kütüphane binası için hayırsever Salepçioğulları ailesine başvurulması kararlaştırılmıştır. Aile, Beyler Sokağı'nda bulunan Salepçizade Konağı’nın selamlık bölümünü ücretsiz olarak kütüphaneye tahsis etmiştir. Kütüphanenin oymalı dolapları ise Sanatlar Mektebi'nde Giritli oymacı İbrahim Bey tarafından yapılmıştır. Kütüphane, 1911 yılında İbrahim Kadızade’nin isteğiyle oluşturulan "İlm-ü İrfan Encümeni" (daha sonraki adıyla İzmir Millî Kütüphane Cemiyeti) tarafından 23 Nisan 1912'de resmen hizmete sokulmuştur.
I. Dünya Savaşı ve İşgal Yılları
1914-1918 yılları arasında İzmir Valisi Rahmi Bey, kütüphane projesiyle yakından ilgilenmiş ve üzerine kütüphane ile gelir getirici tesislerin kurulması için bir arsa tahsis etmiştir. Binaların plan ve projeleri Kolordu Mimarı Tahsin Sermet Bey'e yaptırılmış ve halktan toplanan yardımlarla inşaat başlatılmıştır. Ancak, patinaj alanı, eğlence yeri ve sinema duvarları tamamlanıp kütüphane temelleri yükseldiği sırada I. Dünya Savaşı'nın yenilgiyle sonuçlanması ve Vali Rahmi Bey'in İzmir'den ayrılmasıyla inşaat yarım kalmıştır. Mütareke döneminde kütüphaneyi işgal eden Yunan kuvvetleri "Milli" adını değiştirmek istemiş, ayrıca Cemaat-i İslamiye derneği de ismin "İslam Kütüphanesi" yapılması için baskı uygulamıştır. Direnen Celal Hoca tutuklanmış, baskılar neticesinde kütüphanenin kapatılmasını önlemek amacıyla geçici olarak "Şehir" adı kabul edilmiştir. İzmir'in kurtuluşunun ardından kütüphane levhası yeniden "Milli" adı ile değiştirilmiştir.
Elhamra Sineması ve Yeni Kütüphane Binası
Kütüphaneye kalıcı gelir sağlamak amacıyla yarım kalan sinema binasının inşasına öncelik verilmiştir. İpekçi Kardeşler Film Şirketi'nin 6 yıllık kira karşılığında inşaat masraflarının büyük kısmını üstlenmesiyle Elhamra Sineması 1926 yılında hizmete açılmıştır. Sinemadan elde edilen gelirle yeni kütüphane binasının yapımına başlanmıştır. Belediyenin eski yarım kalan arsayı istimlak etmesi üzerine sinemanın yanındaki arsa satın alınarak inşaat yürütülmüştür. İzmir Millî Kütüphane, Cumhuriyet'in 10. Yıl kutlamalarının yapıldığı 29 Ekim 1933 tarihinde, Mimar Tahsin Sermet Bey'in tasarladığı neo-klasik tarzdaki yeni binasına taşınmıştır. İki katlı bu yapı, Elhamra Sineması ile birlikte İzmir'deki Neo-Klasik Türk Mimarisi ekolünün en önemli simgesidir.
Zengin Eser Koleksiyonu ve Atatürk'ün Ziyaretleri
Kütüphane koleksiyonunda 2009 yılı verilerine göre 910.000 adet kitap, 4800 adet dergi ve 7400 adet gazete yer almaktadır. Ayrıca Arapça, Türkçe ve Farsça dillerinde yaklaşık 4000 eser içeren zengin bir yazma eserler koleksiyonu bulunmaktadır. Bu koleksiyonda Enveri’nin Düstûrnâme-i Enverî'si (1464-1465), Katip Çelebi'nin Cihannümâ adlı eserinin İbrahim Müteferrika tarafından basılmış ilk baskısı, Aristo'nun 1531 tarihli Gutenberg basımı eseri ve 72 adet Kur'an yer almaktadır. Kütüphane, 21 Haziran 1934 tarihinde kabul edilen 2527 sayılı kanun uyarınca Türkiye'nin derleme kütüphanelerinden biri olmuştur. Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, kütüphaneyi inşaat halindeyken 1931 ve 3 Şubat 1933 tarihlerinde ziyaret etmiş, üçüncü ziyaretini ise 23 Haziran 1934'te konuğu İran Şahı Rıza Pehlevi ile birlikte gerçekleştirmiştir.