Takkeci İbrahim Ağa Külliyesi (diğer adlarıyla Arakiyeci İbrahim Ağa Külliyesi veya Takkeci İbrahim Çavuş Külliyesi), İstanbul'un Zeytinburnu ilçesine bağlı Topkapı semtinde, sur dışında yer alan ve 16. yüzyılın sonlarında inşa edilmiş olan tarihi bir Osmanlı külliyesidir. Yapı topluluğu; banisi Takkeci İbrahim Ağa tarafından yaptırılan bir cami, kuyu, iki sebil, hazîre ve sıbyan mektebi olduğu düşünülen bir yapı ile 1819 yılında Derviş Mehmed Paşa tarafından eklenen çeşmeden oluşmaktadır. Külliye çevresi, kuzeyde eski Davutpaşa Caddesi ve Topkapı Mezarlığı, batıda E-5 karayolu, doğuda ise Takkeci Camii Sokak ile sınırlandırılmıştır.
Külliyenin Tarihçesi ve Rüya Rivayeti
Külliyenin kurucusu olan Takkeci İbrahim Ağa hakkında tarihi kaynaklardaki bilgiler oldukça sınırlıdır. Arakiye (bir tür başlık) yaparak geçimini sağlayan İbrahim Ağa'nın, gördüğü bir rüya vesilesiyle bu camiyi yaptırdığı rivayet edilir. Anlatıma göre rüyasında kısmeti olan üç üzüm tanesini yemek üzere Bağdat'a kadar giden İbrahim Ağa, orada karşılaştığı bir kişinin gördüğü rüyadan Topkapı surları dışındaki evinin bodrumunda üç küp altın gömülü olduğunu öğrenmiştir. Eve dönüp altınları bulduktan sonra 1572 yılında caminin inşasına başladığı ve yapımının 20 yıl sürdüğü rivayet edilmektedir. Külliyenin ilk inşa edilen kısmı ise 1578 tarihli sebildir.
Mimari Yapılar ve Onarımlar
Takkeci İbrahim Ağa Camii, 1592 yılında ibadete açılmıştır. Yapımından 15 yıl önce inşa edilen ilk sebil, eski Davutpaşa Caddesi ile Takkeci Camii'nin kesiştiği köşededir ve arkasında banisi ile oğlunun mezarlarını barındıran bir hazire yer alır. Camiyle birlikte ikinci bir sebil daha yapılmıştır. Halvetî tekkesi olarak da hizmet vermiş olan yapı grubu, II. Mahmut döneminde onarılmış, 1985 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından iç mekânda çalışmalar yürütülmüş ve 2005 yılında kapsamlı bir restorasyondan geçirilmiştir. Külliyenin son parçası olan Derviş Paşa Çeşmesi ise 19. yüzyılda eklenmiştir.
Eşsiz Çiniler ve Tezyinat Özellikleri
Cami, iç mekânını süsleyen 16. yüzyıla ait zengin İznik çini panolarıyla büyük bir sanat değerine sahiptir. Ehl-i Hiref teşkilatına bağlı nakkaşlar tarafından hazırlanan bu çinilerde; yeşil, mavi, lacivert ve beyaz renklerin yanı sıra mercan kırmızısı rengine yer verilmiştir. Harimin dört cephesi süpürgeliklerden üst pencere altlarına kadar toplam on bir adet dikdörtgen çini panoyla kaplanmıştır. Bu panolar arasında yer alan üzüm tasvirli pano, caminin yapımına vesile olan rüyaya ithaf edilmiştir. Simetrik iki panodan birinin eksik çinilerinin Lizbon'daki Salazar Müzesi bünyesindeki Gülbenkyan Koleksiyonu'nda sergilendiği tespit edilmiştir. Cami ayrıca ahşap kubbesi, çini kaplı mihrabı, renkli camlı revzenleri, mermer minberi ve özgün kündekârî kapısıyla öne çıkmaktadır.