Beylerbeyi Camii ya da diğer bilinen adıyla Hamid-i Evvel Camii, İstanbul'un Üsküdar ilçesindeki Beylerbeyi semtinde yer alan, 18. yüzyıl yapısı tarihi bir selatin camisidir. İstanbul'daki yalı camilerinin en güzel örneklerinden biri kabul edilen bu yapı, eski Beylerbeyi (Istavroz) Sarayı'nın Hırka-i Şerif hücresi dairesinin bulunduğu alanda yükselmektedir. Sultan I. Abdülhamid tarafından annesi Rabia Sermi Sultan’ın anısına inşa ettirilen cami, 15 Ağustos 1778’de ibadete açılmıştır. Yapı, padişahın Bahçekapı'da yaptırdığı külliyenin doğal bir devamı olarak kabul edilmektedir. Bazı kaynaklara göre yapının mimarı dönemin Baş Mimarı Mehmed Tahir Ağa iken, diğer bazı kaynaklara göre ise mimarı belirsizdir.
Mimari Yapısı ve İç Mekan Detayları
Barok üslupta tasarlanan caminin taşıyıcı duvarları kesme taştan inşa edilmiştir. Sekizgen bir tabana oturan yapı, merkezi tek kubbe ile örtülmüş ve mihrabın üzeri yarım bir kubbe ile vurgulanmıştır. Caminin ana girişi deniz tarafında yer almaktadır. Günümüzde kullanılmayan bu ana girişin hemen önünde, padişahın ata binişini kolaylaştırmak amacıyla yerleştirilmiş bir biniş taşı bulunmaktadır. Son cemaat yerine deniz yönünden on bir basamaklı bir merdivenle çıkılırken, bu alanın doğusunda kayyum odası olarak kullanıldığı tahmin edilen küçük bir oda yer almaktadır. İç mekanı aydınlatan 55 penceresi bulunan caminin kalem işleriyle süslü duvarlarında hem Osmanlı hem de Avrupa çinileri bir arada görülür. Kubbe kasnağında ise Yesârîzâde’nin celî sülüsle yazdığı ve 1945 yılındaki onarımda hattat Halim tarafından yenilenen "esmâ-i hüsnâ" kuşağı dolanmaktadır.
Zaman İçindeki Değişimler ve II. Mahmud Dönemi Düzenlemeleri
Caminin kurulduğu zemin sürekli su akıntılarının etkisinde kaldığı için, inşasından kısa bir süre sonra, 1810-1811 yıllarında II. Mahmud döneminde köklü değişikliklere gidilmiştir. Bu düzenlemeler sırasında son cemaat yeri değiştirilmiş ve mevcut minaresi yıkılarak yerine iki yeni minare eklenmiştir. Ayrıca caminin güney kısmına bir muvakkithane, deniz kıyısına dört cepheli bir çeşme ve muvakkithanenin yanına hünkar dairesi inşa edilmiştir.
Hasarlar ve Günümüze Ulaşan Restorasyonlar
19. yüzyıl boyunca çeşitli onarımlardan geçen yapı, 1894 depreminde büyük hasar görmüş ve 1969 yılında kapsamlı bir restorasyondan geçirilmiştir. Beylerbeyi Camii, 13 Mart 1983 tarihinde hemen bitişiğindeki Debreli İsmail Paşa Yalısı'nda çıkan yangından etkilenmiş ve bu sırada kubbesinin ahşap bölümü yanarak çökmüştür. Olayın ardından Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından hızlıca restore edilen yapı, 29 Mayıs 1983'te yeniden ibadete açılmıştır. Son olarak 2013 yılında Vakıflar müdürlüğü tarafından başlatılan restorasyon çalışmaları tamamlanmış olup, cami günümüzde aktif olarak kullanılmaktadır ve ibadete açıktır.