İstanbul'un Şişli ilçesinde, Merkez Mahallesi'nde Halâskârgazi Caddesi ile Abide-i Hürriyet Caddesi'nin kesişmesiyle oluşan üçgen biçimli bir adacıkta konumlanan Şişli Camii, bölgedeki ibadethane ihtiyacını karşılamak amacıyla inşa edilmiştir. Şişli'den Tünel'e kadar uzanan Beyoğlu bölgesinde Hüseyin Ağa Camii dışında cami bulunmaması üzerine, 1944 yılında Şükrü ve Yusuf Gürün adındaki tüccar kardeşler tarafından 100 bin Türk lirası bağışlanarak girişim başlatılmıştır. Uygun bir yer aranması sonucunda, daha önceleri süvari kışlası olarak kullanılan İstanbul Belediyesine ait arazinin cami inşasına tahsis edilmesine karar verilmiştir. İstanbul Valisi ve Belediye Başkanı Lütfi Kırdar, Vakıflar Genel Müdürü Fahri Kiper ve Beyoğlu Vakıflar Müdürü Reşet Erten'in katılımıyla 22 Haziran 1945'te caminin temeli atılmıştır.
Tarihçe ve İnşa Süreci
Gürün kardeşlerin bağışının yetersiz kalması üzerine, Ekim 1946'da Şişli'de Bir Cami Yaptırma ve Yaşatma Derneği kurulmuştur. İnşaat masrafları halktan, İstanbul Belediyesi, İstanbul Ticaret Odası, İstanbul Ticaret Borsası ve İstanbul Vakıflar Genel Müdürlüğünden gelen bağışlarla karşılanmıştır. İnşaat sırasında Maçka'daki Taşlık'ta bulunan ve yapımı yarım kalmış olan caminin taşları da kullanılmıştır. Toplam 1.250.000 liraya mal olan Şişli Camii, inşası tam olarak bitirilmemiş olmasına rağmen 27 Haziran 1949 günü ikindi namazını müteakip ibadete açılmış, ertesi yıl (1950) ise tamamlanmıştır. Yapı, Cumhuriyet'in ilan edilmesinin ardından İstanbul genelinde inşa edilen ilk cami olma özelliğini taşımaktadır.
Mimari Özellikleri
Yapımı 1665'te tamamlanan Yeni Cami'den sonra klasik Türk mimarisi tarzında inşa edilen ilk cami olan yapı, neoklasik Osmanlı mimarisini temel alan İkinci Ulusal Mimarlık Akımı tarzında tasarlanmıştır. Projenin mimarlığını İstanbul Vakıflar Genel Müdürü Baş Mimarı Vasfi Egeli üstlenirken, statik hesaplarını Fikri Santur yapmış; detaylarında ise Nazimi Yanal ve Vahan Kantarcı yardımcı olmuştur. Yapının yığma teknikle işlenen küfeki taşından duvarları içten ve dıştan taşla kaplanmıştır. Betonarme malzemeden üretilen kubbe sistemi ise 11,4 metre yarıçaplı pandantifli bir ana kubbe ve bunu çevreleyen üç yarım kubbeden oluşur. Ön cephede yer alan altı mermer sütunlu son cemaat yeri ise beş küçük kubbeyle örtülüdür.
İç Mekân ve Sanatsal Detaylar
Cümle kapısının basık kemerine avludan sekiz basamaklı bir merdivenle ulaşılır. Kapı kanatları ile pencerelerin üzerindeki ahşap süslemeler İzzet Orni tarafından yapılmıştır. Girişte yer alan cümle kapısının üzerindeki ve yanlarındaki hat süslemelerini İsmail Hakkı Altunbezer hazırlamaya başlamış, ancak vefatı üzerine Hamit Aytaç tamamlamıştır. Cümle kapısı üstündeki altın varaklı hat yazısında Hamit Aytaç ve mimar Vasfi Egeli'nin imzaları yer alır. Cami genelinde ayrıca Macid Ayral ve Mustafa Halim Özyazıcı'nın da hat çalışmaları bulunur. İki sıra halinde 20 adet pencereye sahip olan yapının vitraylı üst kat ve kasnak pencerelerinde Macid Ayral'ın renkli yazıları yer almaktadır. Caminin mermer şadırvanının tasarımı Nazimî Yaver Yenal'a aittir.