Nallı Mescid (diğer adlarıyla Vilayet Camii, Babıali Mescidi veya İmam Ali Mescidi), İstanbul'un Sirkeci semtinde, Marmaray Sirkeci Durağı'nın Cağaloğlu çıkışının yukarısında ve Babıali binasının (bugünkü İstanbul Valiliği) önünde yer almaktadır. Yapının kesin inşa tarihi bilinmemekle birlikte, Fatih Sultan Mehmet döneminde inşa edildiği belgelenmiştir. Halk arasında Nallı Mescid olarak bilinmesinin sebebi, ilk yapıldığı zaman minare kürsüsünde bulunan nal şeklindeki izlerdir. Tarihi kayıtlarda, mescidin Akşemseddin'in akrabası olan İmam Ali tarafından yapıldığı belirtilmektedir.
Mescidin özgün yapısı kubbe tarafından üstü örtülen bölümden ibaret olup, Sultan Abdülaziz döneminde gerçekleştirilen restorasyon sırasında giriş kısmına bir saflık yer daha eklenmiştir. Yapının minberi Hekimoğlu Ali Paşa'nın kardeşi Feyzullah Efendi tarafından yaptırılmıştır. Mescidin banisi olarak kabul edilen İmam Ali Efendi'nin kitabesiz mezar taşı ise yapının yakınında yer alan Cevad Paşa Kütüphanesi'nin arka kısmında bulunmaktadır. Zaman içerisinde XVIII. yüzyılın sonu ve XIX. yüzyıl başlarındaki onarımlarla süslemeler eklenen mescidin şerefesi 1866 yılında yenilenmiş, yapı en son 1961 sonları ve 1962 başlarında bir restorasyon daha geçirmiştir.
Mimari ve İç Mekân Tasarımı
Nallı Mescid, yaklaşık 8,5 metre uzunluğundaki masif ve kalın duvarlarıyla dikkat çeken küçük ölçekli bir ibadethanedir. Yaklaşık 1 metre kalınlığında olan bu duvarlar kubbenin yükünü taşımakta ve kubbeye geçişlerde geleneksel Türk üçgenleri kullanılmaktadır. Yapının mihrabı derinliği fazla olmayan sade bir niş şeklindedir. Mihrabın iki yanında yivli sütunceler yer alırken, kavsara bölümünde baklava biçimli mukarnaslı alçı süslemeler bulunur. Mihrabın üzerinde ise çift sıralı mukarnaslı bir bordür ile rûmî ve palmet motiflerinden oluşan bir alınlık yer almaktadır. Ahşaptan üretilen minber ve vaaz kürsüsü, beyaz zemin üzerine altın yaldızla işlenmiş bitkisel motifler taşımaktadır. Minberin külâh kısmı ise sivri uçlu soğan kubbesi ile Doğu etkilerini yansıtır. Yapıdaki ahşap korkuluklu merdivene sahip hünkâr mahfili alt kata bağlanmaktadır.
Pencereler, Girişler ve Minare Detayları
Mescit, zemin seviyesinde dört büyük pencere, mahfil hizasında sekiz pencere ve kubbe kasnağında dört küçük pencere olmak üzere oldukça ferah bir iç mekân aydınlamasına sahiptir. Doğu cephesindeki ve kuzey duvarındaki bazı pencereler sonradan örülmüştür. Yapıya üç farklı girişten erişim sağlanmaktadır: Kuzey cephesindeki ajurlu geometrik desenli merdivenli ana girişin üzerinde hattat Kazasker Mustafa İzzet Efendi'nin yazdığı ayet levhası bulunur; batı cephesindeki kapının kitabesi ise Sami Efendi'ye aittir. Doğu yönündeki sonradan kapıya dönüştürülen bir pencere ise doğrudan hünkâr mahfiline açılır. İç süslemesinde beyaz, siyah, koyu sarı ve kiremit tonlarında kalem işi bitkisel motifler tercih edilmiştir. Kesme taşla inşa edilen tek şerefeli minaresi kuzeydoğu köşesinde konumlanmıştır ve minareye giriş mescit içerisindendir. Minarenin gövdesi kısa olup sekiz sıra stalaktitli şerefe altı, İran etkili bir sakīfe ile örtülü petek kısmı ve soğan biçiminde bir külahla tamamlanır.