Şeyh Süleyman Mescidi'nin Tarihçesi ve Dönüşümü
Şeyh Süleyman Mescidi, İstanbul'un Fatih ilçesine bağlı Zeyrek mahallesinde yer alan ve Bizans dönemi orta mimarisinin izlerini taşıyan tarihi bir yapıdır. Bizans İmparatoriçesi İrini Komnini tarafından 1118-1124 yılları arasında inşa edilen büyük Pantokrator İsa Manastırı'nın bir parçası olduğu neredeyse kesin kabul edilmektedir. İstanbul'un fethinden (1453) kısa bir süre sonra, II. Mehmed döneminde Şeyh Süleyman Halîfe (? – 1491) tarafından camiye dönüştürülmüştür. Binanın vakfa bahşedildiğine ait belge eksik olsa da, mescidin fetihten sonra Şeyh Süleyman efendi tarafından önce tekkeye sonra mescide çevrildiği bilinmektedir. Mescidin haziresinde yer alan isimsiz mezarın Şeyh Süleyman efendiye ait olduğu düşünülmektedir.
Yapının Gizemleri ve İlginç Bulgular
Mescidin Hristiyanlığın kabulünden önce yapılmış, bir devlet yöneticisine ait olduğu düşünülen 1700 yıllık bir pagan mezarı olduğu belirtilmektedir. Çok nişli bir yapısı olan mescitte definler nişlerin içerisine yapılmaktadır ve buradaki Bizans dönemi gömülerinin kaldırılarak yerine Hristiyanlıkla birlikte yeni gömülerin yapıldığı düşünülmektedir. Mescidin alt kısmında derin bir su kuyusu bulunmakta olup bu kuyunun yapılış amacı kesin olarak bilinmemektedir. Ayrıca yapılan çalışmalarda yapının çatısında amforaların bulunması dikkat çeken detaylar arasındadır.
Mimari Özellikleri ve Yapısal Tanımı
Kare planlı bir tasarıma sahip olan yapı, pandantifli ve alçak sekizgen bir kubbe ile örtülmüştür. Mescidin iç köşelerinde dört adet niş yer alır. Yapının yeraltı bölümünde ise kubbe tonozla örtülü ve sekiz niş barındıran bir mezar mahzeni bulunmaktadır. İnşaat malzemesi olarak alt kısımdaki duvar örgüsünde kesme taş tercih edilirken, üst kısımda tuğla kullanılmıştır. Yapının yakınlarında günümüzde de halen ayakta olan tarihi bir Bizans sarnıcı bulunmaktadır.
Yangınlar, Restorasyon ve Konumu
Mescit, 1700'lü yıllardan itibaren birçok yangını atlatmış olmasına rağmen hiçbir dönemde minare eklenmemiştir. 1756 yılında gerçekleşen büyük Cibali yangınından sonra, Sultan III. Mustafa (h. 1757-1774) döneminde Kazgan Asan Ağa tarafından restore edilmiş ve yakınlarındaki medreseye tahsis edilmiştir. Şeyh Süleyman Mescidi, Zeyrek Mahallesi'ndeki Zeyrek Sokak üzerinde yer almakta olup, eski Pantokrator Manastırı'nın (günümüzde Zeyrek Camii'nin parçasıdır) yaklaşık 120 metre güneybatısında konumlanmıştır.