İstanbul'un tarihi ilçesi Fatih'in Akşemsettin mahallesinde yer alan Mimar Sinan Mescidi, Mimar Sinan'ın kendi adına ve kendi hayratı olarak inşa ettiği önemli bir ibadethanedir. Akşemseddin Caddesi'nin Vatan Caddesi tarafında, Fevzipaşa Caddesi'nden Vatan Caddesi'ne doğru inerken sol tarafta yer alan bu mescit, Tezkiretülbünyan adlı eserde Mimar Sinan tarafından "bu fakirin mescidi" şeklinde tanımlanmıştır. Yapı, 2011 yılı itibarıyla kapsamlı bir restorasyon ve çevre düzenlemesinden geçirilmiştir.
Mescidin Mimari Özellikleri
Bir sıra kesmetaş ve iki sıra tuğla ile örülmüş duvarlara sahip olan Mimar Sinan Mescidi, dikdörtgen planlı ve kırma çatılı kargir bir yapı özelliğini taşır. İbadethane, biri açık diğeri kapalı olmak üzere yazlık ve kışlık iki ayrı bölümden oluşur. Yazlık bölümü L şeklinde son cemaat yeri olarak tasarlanmıştır. Harim pencereleri iki katlı olan mescidin müezzin mahfili kuzeyde yer alır ve kadınlar bölümüne buradan demir merdivenler yardımıyla geçiş sağlanır. Caminin kürsüsü ise güneydoğudaki duvara bitişik olup ahşap malzemeden üretilmiştir.
Özgün Minare Yapısı
Mimar Sinan Mescidi'nin en orijinal parçası olan minaresi, kürsüsüz ve pabuçsuz tasarlanmıştır. Küfeki taşından yapılan ve 10 metre yüksekliğe sahip olan minare, mini kubbeli ve sekizgen gövdelidir. Köşk tipi minare tarzındaki bu yapının her bir yüzünde bir adet pencere yer almaktadır. Avlu kapısı ise mescit ile minare arasında konumlanmıştır. Mescidin yanı başında bir çocuk parkı bulunmakta ve toplu taşıma ile ulaşımda M1 hattı kullanılabilmektedir.
Yıkılışı ve Yeniden İnşası
Mimar Sinan Mescidi, 1970'li yıllarda veya bu döneme yakın bir tarihte yıkılmıştır. Yıkımın ardından, Ali Saim Ülgen'in çizimleri, Cornelius Gurlitt'in 1918 yılından önce hazırladığı kroki ve 1973 yılında gerçekleştirilen arkeolojik kazılar temel alınarak aslına uygun şekilde yenilenmiştir. Bugün Osmanlı mimari tarzını yansıtan bu tarihi ibadethane, halen ibadete açık durumda ziyaretçilerini ağırlamaktadır.