İstanbul'un Beyoğlu semtinde, Galata Kulesi'nin hemen altında yer alan Bereketzade Ali Efendi Camii, İstanbul'un fethinden sonra Galata bölgesinde inşa edilen ilk cami olma özelliğini taşımaktadır. İçinde bulunduğu Bereketzade Mahallesi'ne adını veren bu ibadethane, ahşap çatılı klasik bir mahalle mescididir. Banisi Galata Kulesi dizdarlarından Bereketzade Hacı Ali Bin Hasan olan caminin yapım yılı 15. yüzyıla dayanmaktadır.
Caminin Tarihsel Süreci ve Yıkılışı
Caminin yapıldığı dönemlerde bir medrese ve çeşmesinin de var olduğu bilinmektedir. Ancak bu medrese günümüze ulaşamamış, zaman içerisinde harap olan çeşmenin yerine ise 1732 yılında Defterdar Mehmed Efendi tarafından yeni bir çeşme inşa edilmiştir. 1920'li yıllarda ibadete kapatılan cami, 1939'da İstanbul Anıtlar ve Müzeler Müdürlüğü tarafından "korunması gereken yapı" statüsüne alınmıştır. Bu koruma kararına rağmen 1948-1952 yılları arasında belediye tarafından tamamen yıkılmış ve arsası otopark haline getirilmiştir. Bu dönemde Bereketzade Çeşmesi de bulunduğu yerden kaldırılarak Galata Kulesi'nin Beyoğlu yönündeki duvar kalıntısının önüne taşınmıştır.
Yeniden İnşası ve Günümüzdeki Durumu
Cami, 1990'lı yıllarda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun onayı alınarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından aslına uygun olarak yeniden inşa edilmiştir. Günümüzde faal ve ibadete açık olan cami, eski İngiliz Bahriye Hastanesi (günümüzdeki Beyoğlu Göz Hastanesi) yakınlarında yer almaktadır.
Gizli Tünel ve Kayıp Mezar Taşının Hikayesi
Caminin kitabesinde yer alan bilgilere göre, Galata Kulesi'nden mescidin minaresine ve buradan da aşağıda bulunan Karaköy eski limanına inen, yalnızca bir kişinin geçebileceği genişlikte gizli bir geçit bulunmaktadır. Ayrıca Hüseyin Ayvansarayî'nin "Hadikatül Cevami" adlı eserinde, cami civarında Bereketzade Ali Efendi'ye ait olduğu belirtilen ancak üzerinde herhangi bir yazı bulunmayan bir mezar taşından bahsedilmektedir. Ne var ki, bu mezar taşı ve kalıntıları günümüze kadar ulaşmamıştır.