İskenderun: Doğu Akdeniz'in Tarihi Liman Şehri
Hatay'ın nüfus bakımından ikinci en büyük ilçesi olan İskenderun, köklü tarihi geçmişi, gelişmiş sanayisi, deniz ticareti ve turizm potansiyeliyle Doğu Akdeniz'in en önemli cazibe merkezlerinden biridir. Batısında Akdeniz'in serin suları, doğusunda ise heybetli Amanos (Nur) Dağları ile çevrili olan şehir, tarih boyunca jeopolitik ve ticari açıdan stratejik bir konuma sahip olmuştur.
Antik Çağlardan Günümüze Ulaşan Tarihsel Miras
Bölgedeki yerleşim tarihi oldukça eskilere uzanır. MÖ 1500'lü yıllarda Fenikeliler, bu kıyılarda "Muralı, Mura'ya (Yüce Ana'ya) tapan halk" anlamına gelen Myriandrus (Myriandos) adında bir ticaret liman kenti kurmuşlardır. Ünlü tarihçiler Herodot ve Ksenophon yazılarında bu zengin ticaret limanından övgüyle bahsetmiştir. MÖ 333 yılında Makedonya Kralı Büyük İskender'in, Pers İmparatoru III. Darius'u İssos yakınlarında mağlup etmesiyle bölge Makedon hâkimiyetine girmiş ve kentin adı "İskender Yurdu" anlamına gelen Alexandreia olarak değiştirilmiştir. Diğer aynı isimli şehirlerden ayrılması için Kilikya bölgesindeki bu kente "Alexandreia Minor" (Küçük İskenderiye), Haçlılar döneminde ise "Alexandretta" denilmiştir.
Tarih boyunca Selevkoslar, Romalılar ve 395 yılından itibaren Doğu Roma egemenliğinde kalan şehir, 7. yüzyıl ortalarında İslam Devleti sınırlarına katılmış, ardından 1516 yılında Memlük İmparatorluğu'na geçmiştir. 1517'de Yavuz Sultan Selim'in Mısır Seferi esnasında gerçekleşen Mercidabık Savaşı ile Osmanlı İmparatorluğu'na katılan İskenderun, I. Dünya Savaşı'nın ardından Birleşik Krallık ve daha sonra Fransa egemenliğine girmiştir. 1938 yılına kadar Fransız himayesinde Suriye'nin bir sancağı olarak kalan şehir, 5 Temmuz 1939'da Türk Ordusu'nun girişiyle anavatana katılma sürecini tamamlamıştır.
Coğrafi Yapı, Benzersiz Plajlar ve Yaylalar
Deniz seviyesinden ortalama 5 metre yükseklikte bulunan İskenderun, 247 km²'lik bir yüzölçümüne sahiptir. Kuzeyinde Payas, doğusunda Amanos Dağları, güneydoğusunda Belen ve güneyinde Arsuz ilçeleriyle sınır komşusudur. Akdeniz'in en doğu noktası olan İskenderun Körfezi, Hatay il sınırlarında yaklaşık 152 kilometrelik bir kıyı şeridi çizer. Körfez suyunun tuzluluk oranı binde 38-39 civarında olup yıllık ortalama sıcaklığı 22,2 °C'dir. İlçenin çevresini saran doğal plajlar, yaylalar ve mesire alanları, bölge turizmi açısından büyük bir önem arz etmektedir.
Sanayi, Deniz Ticareti ve Modern Kent Yaşamı
Türkiye'ye katıldığı dönemden 1974 yılına kadar küçük bir sahil kasabası olan İskenderun, 1974 yılında faaliyete geçen Türkiye'nin üçüncü Demir-Çelik Fabrikası ile sanayi ve kentleşme alanında devasa bir atılım gerçekleştirmiştir. Şehirde demir-çelik, süperfosfat, bitkisel yağ, yem, un, konserve, salça, dokuma gibi sanayi dalları hızla gelişmiştir. Ayrıca Batman'dan boru hattıyla gelen ham petrol, İskenderun Limanı üzerinden deniz yoluyla Mersin'e sevk edilmektedir. Akdeniz kıyısında bulunan en büyük ikinci, Türkiye genelinde ise dördüncü büyük liman konumundaki İskenderun Limanı, yıllık 8,7 milyon ton yük kapasitesine sahiptir. Limanda Demir-Çelik ve Süperfosfat fabrikalarının iskelelerinin yanı sıra NATO'ya bağlı bir iskele ve demiryolu istasyonu yer alır.
Modern şehircilik anlayışıyla denize dik inen caddelere sahip olan ilçede, kıyı şeridine paralel olarak uzanan Atatürk Bulvarı spor, eğlence ve yeşil alanlarıyla yeniden düzenlenerek 1985 yılında halkın hizmetine sunulmuştur. İskenderun, bugün sanayisi, dinamik deniz ticareti ve turizmiyle hızla gelişen modern bir Akdeniz kentidir.