Antalya'nın Alanya ilçesinin yaklaşık 33 kilometre doğusunda yer alan Iotape Antik Kenti (bölge halkı tarafından bilinen adıyla Aytap), Akdeniz'in masmavi sularına uzanan dik kayalıklar üzerine kurulmuş büyüleyici bir kıyı şehridir. Adını Kommagene Kralı IV. Antiochus'un eşi Kraliçe Iotape'den alan bu tarihi yerleşim, antik Kilikya bölgesinin en özgün ve korunmuş liman kentlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Hem tarih meraklılarına hem de doğa tutkunlarına hitap eden kent, ziyaretçilerine geçmişin izleri arasında eşsiz bir keşif deneyimi sunmaktadır.
Iotape'nin Görkemli Tarihi ve Sikkeleri
M.S. 1. yüzyılda kurulan ve Roma döneminde gelişmeye devam eden Iotape, özellikle İmparator Trajan'dan Valerian'a kadar olan dönemde kendi adına bağımsız sikkeler bastırarak bölgedeki ekonomik ve siyasi gücünü kanıtlamıştır. Bizans döneminde Isaurya bölgesine bağlanarak bir piskoposluk merkezi haline gelen kent, korunaklı koyu sayesinde uzun yıllar boyunca deniz ticaretinin ve askeri denizciliğin önemli duraklarından biri olmuştur.
Keşfedilmeyi Bekleyen Mimari Kalıntılar
Kentin en yüksek noktası olan ve bir yarımada şeklinde denize uzanan burnu, Iotape'nin akropolü (yukarı şehri) konumundadır. Bu bölgedeki sur kalıntıları kente adeta korunaklı bir kale görünümü kazandırmaktadır. Akropolün karaya bağlandığı vadide uzanan Liman Caddesi'nde, geçmişte başarılı sporcuların ve kentin hayırseverlerinin heykellerini taşıyan anıtsal kaideler dikkat çekmektedir. Kentin günümüze ulaşabilen en belirgin ve en sağlam yapısı ise antik kanalizasyon sistemiyle birlikte ayakta kalan hamam yapısıdır. Ayrıca D-400 karayolunun hemen güneyinde yer alan küçük tapınak kalıntısı ile kentin doğu ve kuzey tepelerinde konumlanan anıt mezarlar, Roma dönemi ölü gömme geleneklerine ışık tutmaktadır.
Doğal Liman, Masmavi Koy ve Ziyaret Bilgileri
Iotape Antik Kenti'nin en popüler ve etkileyici noktalarından biri, antik liman kalıntılarının da bulunduğu küçük, saklı koydur. Yaz aylarında Alanya'dan kalkan gulet teknelerinin ve yatların popüler duraklarından biri olan bu koyda, tarihi kalıntıların gölgesinde yüzmek mümkündür. Ören yerine girişler tamamen ücretsiz olup, kenti detaylıca gezmek yaklaşık iki saat sürmektedir. Muhteşem Akdeniz manzarasına ev sahipliği yapan bu sit alanı, hem kültürel bir yolculuk hem de unutulmaz bir sahil dinlenmesi arayan gezginler için ideal bir rotadır.