Aydın'ın Tarihi Hazinesi: İlyas Bey Külliyesi
İlyas Bey Külliyesi, Milet antik kent yakınındaki Didim'in Balat mahallesindeki arkeolojik alan içinde yer alan Anadolu Beylikleri Dönemi'ne ait son derece önemli bir yapı grubudur. Ortak bir avluyu paylaşan İlyas Bey Camii ve medresesi ile kuzeydoğusundaki iki hamam ve kuzeybatıdaki işlevi tartışmalı bir yapıdan oluşan külliye, döneminin en seçkin mimarlık eserlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Tarihi yapı grubu, özel bir duvarla çevrilerek antik kentten ayrılmıştır.
İnşa Tarihi ve Europa Nostra Ödüllü Restorasyon Süreci
Külliyedeki tek inşa kitabesi, caminin kuzey cephesinde yer alan mermer kitabedir. Bu kitabeden edinilen bilgilere göre, yapının inşasına Menteşeoğlu İlyas Bey'in emriyle Mayıs 1404'te başlanmıştır. Bazı kaynaklar cami, medrese ve hamamların eş zamanlı olarak inşa edildiğini ileri sürse de, bu yapıların yapım teknikleri açısından oldukça farklı özellikler göstermeleri bu iddiayı kuşkulu kılmaktadır. Külliye, 2007-2012 yılları arasında restorasyon görmüş ve bu başarılı restorasyon projesi, Avrupa'nın kültürel mirasını korumayı misyon edinen Europa Nostra'dan "tarihi yapıtların onarımı ve korunması" kategorisinde ödül almıştır.
İlyas Bey Camii'nin Eşsiz Mimarisi
Külliyenin en dikkat çeken yapısı olan İlyas Bey Camii; mimari biçimi, özgün cephe tasarımı, bezemeleri, taş işçiliği ve inşa tekniği ile beylikler dönemine ait tek kubbeli camilerin en görkemli örneklerinden biridir. Başta görkemli taç kapı ve mihrap olmak üzere, caminin doğu, batı ve güney cephelerindeki tüm pencerelerin alınlıklarında ve alt sıra pencerelerinin tavanlarında, oymalı ve kakmalı bitkisel, geometrik süslemeler ile yazı şeritlerine yer verilmiştir.
Medrese ve Tarihi Hamam Yapıları
Caminin kuzeyinde yer alan medrese, "U" planlı bir tasarıma sahiptir ve büyük bir kısmı Milet'in antik yapı kalıntılarına ait taşlar ve mermer bloklarla inşa edilmiştir. Dershane mekanı dışında toplam 12 öğrenci hücresi barındıran medrese; revaksız avlu çevresinde konumlanması, "U" şeması, dershanenin dışa taşkın yapısı, biçimi ve örtü sistemiyle vurgulanışı, mekanlarda çok sayıda niş bulunması ve camiyle ortak avluyu paylaşması yönüyle Beylikler dönemi ve sonrası medrese mimarisi alanında büyük bir önem taşımaktadır. Cami ve medresenin kuzeydoğusunda konumlanan, biri büyük diğeri küçük iki hamamın ise 15. yüzyılda Menteşe Beyi İlyas Bey tarafından inşa ettirildiği öne sürülmektedir. Bu yapılardan büyük hamam "erkekler hamamı", küçük hamam ise "kadınlar hamamı" olarak da bilinmektedir.