Rize'nin Eşsiz Coğrafyası: İkizdere
Rize iline bağlı bir ilçe olan İkizdere (Lazca: Xuras), Karadeniz'in yeşile doymuş dik yamaçlı vadileri, doruklarında buz yalakları ve buzul gölleri barındıran dağları, coşkun akan dereleri ve tarihi kemer köprüleri ile önemli bir turizm merkezidir. İlçe, adını topraklarını sulayan Çamlık ve Cimil derelerinin birleştiği yerde kurulmuş olmasından almaktadır. İlçe topraklarını sulayan bu dereler Karadere ile birleşerek İkizdere adını alır, kuzeye doğru akar ve ilçe sınırları dışına çıkar. İlçenin başlıca akarsuyu ise üzerindeki elektrik santrali ile enerji üretilen İyidere'dir. Deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 554 metre olan İkizdere, 855 km²lik bir yüzölçümüne sahiptir ve Rize il merkezine 56 km mesafede olup denize kıyısı yoktur.
Tarihsel Geçmiş ve İdari Yapı
İkizdere, Osmanlı döneminde 1878 yılında Rize'nin sancak merkezi olması ile nahiye statüsünü kazanmıştır. Eski adı "Yedi Köy" anlamına gelen Kura-yı Seb'a olan İkizdere, 19. yüzyılın sonlarında Trabzon vilayetinin Lazistan Sancağı'na bağlı Rize kazasının bir nahiyesi durumundaydı. Tarihsel süreçte, 15 Şubat 1916 tarihinde Rus işgaline uğrayan yöre, 11 Mart 1918 tarihinde bu işgalden kurtulmuştur. 1933 yılında bugünkü adı olan İkizdere ismini alan yerleşim, 1945 yılında ilçe olan Güneyce'ye bağlı bir bucak merkezi iken, ilçe merkezi 1952 yılında İkizdere'ye taşınmıştır. İkizdere belediyesi 1952'de kurulmuş, yerleşim ise 1954 yılında resmen ilçe statüsüne kavuşmuştur.
İklim, Doğal Zenginlikler ve Ekonomi
İlçede her mevsim yağışlı geçen tipik Karadeniz iklimi hüküm sürmektedir. Zengin orman örtüsüne sahip ilçenin yüksek alanlarında iğne yapraklı ağaçlar; diğer bölgelerinde ise kızılağaç, gürgen, meşe, kestane, ladin ve köknar ağaçları yer almaktadır. İkizdere'nin yıllık sıcaklık ortalaması 11,04 derece, yıllık ortalama yağış miktarı 1102 mm ve yıllık ortalama bağıl nem oranı %74,05'tir. İlçe ekonomisi tarıma dayalı olup en önemli tarım ürünleri çay ve patatestir; bunun yanında az miktarda kivi, mısır, armut ve fındık da yetiştirilmektedir. Yaylacılık yöntemiyle sığır ve koyun besiciliğinin yapıldığı ilçede arıcılık oldukça gelişmiştir ve dünyaca ünlü Anzer balı burada üretilmektedir. Bölgenin doğal güzelliklerinin başında Çağrankaya Yaylaları, Arkeleç Yaylası, Ovit Yaylası, Demirkapı Yaylası ile Şimşirli ve Ilıcaköy maden suyu kaynakları gelmektedir.
Görülmeye Değer Turistik Noktalar ve Yaylalar
İkizdere-Anzer Yaylası (Ballıköy) Turizm Merkezi
İkizdere ilçesinin 39 km güneyinde yer alan, diğer adıyla Ballıköy Yaylası olarak bilinen Anzer Yaylası, 3.000 metre rakıma sahiptir. Çok sayıda endemik çiçek türünün yetiştiği yaylada ünlü Anzer balı üretilmektedir. Altyapı hizmetleri tamamlanmış olan yaylada PTT, bakkal, kasap, fırın, manav, kır kahvesi, lokantalar ve konaklama için çok sayıda pansiyon hizmet vermektedir. İkizdere ile Dereköy arasındaki yolun 4 km'si asfalt, 25 km'si ise ham topraktır ve yaz aylarında dolmuşlar vasıtasıyla kolayca ulaşılabilmektedir.
İkizdere-Çağrankaya Yaylaları
İkizdere ilçe merkezinin 15 km kuzeydoğusunda konumlanan ve her türlü kara taşıtı ile ulaşılabilen Çağrankaya Yaylaları, 2300 metre rakımda yer almaktadır. Yayla adını, 2600 metre rakımda bulunan ve açık havalarda 55 km uzaklıktaki Araklı sahilinden ve 25 km mesafedeki Rize'den görülebilen Çağrankaya uçurumundan almıştır. Elektrik altyapısı bulunan yaylada bakkal, kasap, kahvehane ve yerel halk tarafından "Han" olarak adlandırılan konaklama işletmeleri bulunmaktadır. Yazın kampçıların ilgisini çeken yaylalar, kışın düzenlenen Çağrankaya Kar Yürüyüşü etkinliği ile kış turizminde de gelişim göstermektedir.
Şimşirli Köyü Camii
Derin bir vadiye bakan bir yamaçta konumlanan Şimşirli Köyü Camii, Karadeniz yöresindeki ahşap cami mimarisinin en güzel örneklerindendir. 1849 yılında Ahmet Usta tarafından bütünüyle kestane ağacından inşa edilen iki katlı yapının iç mekanı olağanüstü bir ahşap işçiliğine sahiptir. Arazinin yüksek eğimi sebebiyle yüksek taş duvarlı bir su basman üzerine oturtulan cami, kareye yakın bir dikdörtgen alanı kaplar. Kuzey cephesindeki giriş ve haremden oluşan yapının giriş kısmının üzerinde, iç mahfile bağlanan fevkani bir mahfil yer alır. Caminin kuzeyinde bir medresesi bulunmakta olup, bu iki yapı arasında 1988 yılında inşa edilen minare yer almaktadır.