Hasandağı Lavlarından Doğan Doğa Harikası: Ihlara, Güzelyurt
İç Anadolu Bölgesi'nin en büyüleyici duraklarından biri olan Ihlara, Aksaray ilinin Güzelyurt ilçesine bağlı tarihi ve coğrafi önemi yüksek bir beldedir. Aksaray il merkezine 45 km, Güzelyurt ilçe merkezine ise 15 km uzaklıkta konumlanan beldenin ortalama yüksekliği 1.276 metredir. Tarihsel kayıtlara bakıldığında yerleşimin ismi ilk olarak 1905 yılı belgelerinde Yunanca "ılısu" anlamına gelen Xliára adıyla geçmektedir. 1919 yılındaki tarihi kayıtlarda ise yerleşim biriminin adı Irhala olarak kaydedilmiştir.

Melendiz Çayı'nın Milyonlarca Yıllık Eseri: Ihlara Vadisi
Bölgenin en önemli doğal varlığı olan Ihlara Vadisi, Hasandağı volkanından püskürtülen lavların akarsu aşındırması sonucunda oluşmuş muazzam bir kanyon vadidir. Milyonlarca yıllık derin bir jeolojik sürecin sonunda şekillenen vadiyi Melendiz Çayı meydana getirmiştir. Kanyon yüksekliği yer yer 100 ila 150 metreye kadar ulaşırken, vadinin toplam uzunluğu tam 14 kilometredir. İlk çağlarda Kapadokya Irmağı anlamına gelen "Potamus Kapadukus" adıyla anılan Melendiz Çayı, kanyon içerisinde menderesler çizerek akar. Ihlara ile Selime arasında 26'dan fazla menderes oluşturan akarsuyun kuş uçumu boyu 8 km iken, gerçek uzunluğu 13 km'ye varmaktadır. Vadi boyunca kayalara oyulmuş sayısız barınak, mezar ve kilise yer almaktadır.
Kayalara Kazınmış Tarih: Vadi Kiliseleri
Ihlara Vadisi'ndeki kayalara oyulmuş kiliselerin süslemeleri 6. yüzyıldan başlayıp 13. yüzyılın sonuna dek kesintisiz şekilde devam etmiştir. Vadi boyunca uzanan dini yapılar coğrafi konumlarına göre iki ana gruba ayrılır. Ihlara'ya daha yakın olan kiliselerin duvar resimleri klasik Kapadokya sanatından uzak olup belirgin bir doğu etkisi taşırken, Belisırma köyü yakınındakiler ise Bizans tipi duvar resimleriyle bezelidir. Bölgede Bizans dönemine ait az sayıda kitabe bulunmaktadır. Bu yazıtların en önemlilerinden biri Belisırma köyüne 500 metre mesafede yer alan Aziz George (Kırkdamaltı) Kilisesi'nde yer almaktadır. Kilisede Selçuklu Sultanı II. Mesud (1282-1305) ile Bizans İmparatoru II. Andronikos'un isimlerini içeren 13. yüzyıla ait fresk üzeri bir kitabe bulunmakta olup, bu kitabe bölgeyi yöneten Selçukluların son derece hoşgörülü bir idare sergilediklerini kanıtlamaktadır.
Tarihsel tespiti yapılan başlıca yapılar arasında 976-1025 yıllarına tarihlenen Direkli Kilise, 10. yüzyıl başı ile 12. yüzyıl arasına ait Pürenli Seki Kilisesi, 1283-1295 yıllarına tarihlenen Saint Georges ve 10.-11. yüzyıllara tarihlenen Karanlık Kale Kilisesi bulunmaktadır. 10. yüzyılın ortalarında Bizans'ın Toroslar ve Kilikya bölgelerini geri almasıyla vadi içerisinde Bahaeddin Samanlığı Kilisesi, Sümbüllü Kilise ve yeni Direkli Kilise inşa edilmiştir. 11. yüzyıl başındaki Bizans sanatına örnek teşkil eden yapılar ise Ala Kilise, Akhisar'daki Çanlı Kilise ve Karagedik Kilisesi'dir. Selçuklu Türklerinin 11. yüzyılda bölgeye gelmesiyle Bizans tipi resim ilaveleri son bulsa da dini yaşam kesintiye uğramamış ve 1924 yılındaki nüfus mübadelesine kadar devam etmiştir. Günümüzde vadide en iyi korunmuş kiliseler arasında Ağaçaltı Kilisesi, Pürenliseki Kilisesi, Kokar Kilise, Yılanlı Kilise, Aziz George Kilisesi ve Sümbüllü Kilise bulunmaktadır.
Hristiyanlığın İlk Yıllarındaki Dinî Merkez ve İnziva Yaşamı
Ihlara Vadisi, sahip olduğu eşsiz jeomorfolojik ve korunaklı yapısı sayesinde keşiş ve rahipler için tarihte en uygun inziva ve ibadet yerlerinden biri olmuştur. Aksaray, Hristiyanlık inancının daha ilk dönemlerinden itibaren çok önemli bir din merkezi haline gelmiştir. Büyük Hristiyan mezhep kurucularından Kayserili Basilus ve Nazianzos'lu Gregorius gibi din bilginleri 4. yüzyılda bu topraklarda yetişmiştir. Mısır ve Suriye'deki manastır sistemlerinden farklı olarak, rahiplerin dünya ile olan bağlarını tamamen koparmadıkları yeni bir manastır yaşamının kurallarını burada belirlemişlerdir. Bu yeni anlayışın merkezi ise Belisırma olmuştur. Gregorius, teslis inancına getirdiği yeni açıklamalarla İsa'nın tanrılığı tartışmalarında İznik Konsili kararlarını güçlendirmiş ve Hristiyanlık tarihinin öncü azizlerinden biri olmuştur. Gregorius'un yetiştiği Belisırma, Ihlara ve Güzelyurt (Gelveri) kayalık bölgesi, manastır ruhuna uygun şekilde kayalara oyulmuş kiliseler topluluğuna dönüşmüştür. Hasandağı eteklerindeki savunma kaleleri Arap akınlarına karşı koyduğunda, bu kiliseler aktif birer ibadet merkezi olarak varlıklarını sürdürmeyi başarmışlardır.


