Hyllarima Antik Kenti'nin Tarihi ve Konumu
Antik Karya'nın kuzeydoğusunda yer alan bir iç kent olan Hyllarima, günümüzde Muğla ilinin Kavaklıdere ilçesine bağlı Derebağ (Mesevle) köyü yakınlarında konumlanan tarihi bir arkeolojik sit alanıdır. Ege Bölgesi sınırları içerisinde yer alan bu antik kent, korunmuş yapısı ile günümüze kadar ulaşmayı başarmış önemli yerleşimlerden biridir.
Karca Dilinin ve Yazısının Anahtarı
Hyllarima, arkeoloji ve dil bilimi dünyası için son derece büyük bir öneme sahiptir. Yaklaşık 30 adet tarihi yazıtın bulunduğu bu keşif alanı, Karca alfabesinin belirli bir varyantının tipik örneğinin yer aldığı merkez (type-site) olarak kabul edilmektedir. Bu yönüyle şehir, Karca dilinin ve yazısının anlaşılması açısından kilit bir role sahiptir. Bulunan yazıtlar kentin tarihi, kültürü ve dinî yaşamına dair son derece değerli veriler sunmaktadır.
Kayıtlı İsim Formları
Kentin Karya dilindeki adı, "Hyllarima tanrılarının rahipleri" listesinin yer aldığı bir yazıtta yλarmi- şeklinde belgelenmiştir. Bu yazıtta ifade edilen şekliyle qmoλš msoτ yλarmiτ (𐊪𐊫𐊣𐤭 𐊪𐊰𐊫 𐊤𐊣𐊠𐊪𐊹) olarak geçmektedir. Ayrıca antik kaynaklarda geçen Kaprima (Grekçe: Κάπριμα) adının da Hyllarima'nın bozulmuş bir biçimi olduğu düşünülmektedir.
Zeus Hyllos Kültü ve İnanç Merkezi
Antik kent, sadece bir yerleşim yeri olmanın ötesinde, çevresindeki kırsal kutsal alanlar üzerinde de dinî otoriteye sahip önemli bir kült merkeziydi. Bu kutsal alanlar içinde en çok dikkat çekeni, yerel bir Anadolu tanrısı olan ancak zamanla inançların birleşmesi (senkretizm) yoluyla Zeus ile özdeşleşen Zeus Hyllos'a adanmış olan kutsal alandır. Benzer şekilde Karya bölgesindeki Panamara'da Zeus Panamaros, Labranda'da ise Zeus Labraundos kültleri yer almaktaydı. Kent, Hristiyanlığa geçilmesinin ardından da antik dönemde bir piskoposluk merkezi haline gelmiş, günümüzde ise Katolik Kilisesi bünyesinde ünvanî (titüler) bir piskoposluk merkezi olarak varlığını sürdürmüştür.
Tunç Çağı'ndan Roma Dönemine Siyasi Gelişmeler
Wallarima ve Erken Dönem Yerleşimleri
Kentin kökenlerinin, MÖ 2. binyıla ait Hitit metinlerinde adı geçen ve antik kentin arkaik (erken) formu olduğu düşünülen Wallarima topluluğuna dayandığı ve MÖ 14. yüzyıla kadar uzandığı tahmin edilmektedir. Arkeolojik kazılar, kentin MÖ 4. yüzyılda siyasi ve savunma gibi gerekçelerle Asarcıktepe'deki müstahkem yerleşiminden yakınlardaki Kapraklar tepesine taşındığını göstermektedir.
Helenistik ve Roma Dönemleri
Büyük İskender'in fethini tanıyan kentin en eski yazıtı, III. Filip Arrhidaeus dönemine tarihlenmektedir. Sırasıyla Karya satrabı Asandros'un denetimine giren, ardından I. Antigonos tarafından fethedilen kent, MÖ 290'lı yıllarda hükümdar Pleistarkhos tarafından surlarla güçlendirilmiştir. Bu dönemde bir Yunan polisinin (şehir-devleti) kurumlarını benimseyen Hyllarima, MÖ 260'lı yıllarda Seleukos egemenliğine girmiş, Apamea Antlaşması sonrasında Rodos Peraiası'na bağlanmış ve nihayetinde Roma İmparatorluğu'nun Asya eyaletine dahil olmuştur.
Arkeolojik Kazılar ve Kalıntılar
Pierre Debord ve Ender Varinlioğlu Kazıları
Hyllarima antik kentinde bilimsel kazı çalışmaları, 1997 yılından itibaren Pierre Debord ve Ender Varinlioğlu liderliğindeki ortak bir Fransız-Türk ekibi tarafından yürütülmüş ve elde edilen bulgular 2018 yılında bilim dünyasıyla paylaşılmıştır.
Antik Tiyatro ve Agora Kalıntıları
Kentin en görkemli yapılarından biri olan ve MÖ 2. ile 1. yüzyıllarda inşa edilen ana tiyatro, o dönem kasaba nüfusunun yaklaşık 1.500 kişi civarında olduğunu göstermektedir. Bu antik tiyatronun kalıntıları günümüzde de ziyaretçiler tarafından görülebilmektedir. Ayrıca kentin agorasında (meydanında) Klasik, Helenistik ve Roma dönemlerine ait yapı kalıntıları yer almaktadır.