Ege'nin Zirvesinde Doğa ve Tarımla Yoğrulan Bir İlçe: Honaz
Denizli ilinin önemli bir ilçesi olan Honaz, Ege Bölgesi'nin en yüksek noktası olan 2.571 metrelik Honaz Dağı'nın kuzey yamaçlarına kurulmuştur. Deniz seviyesinden ortalama 563 metre yükseklikte yer alan ilçe, 449 kilometrekarelik bir yüzölçümüne sahiptir. Honaz Dağı'nın etkisiyle yıllık ortalama 856,6 mm gibi oldukça yüksek bir yağış miktarına sahip olan ilçe, her mevsim yağışlı iklimi sayesinde özellikle tarımda büyük bir potansiyele sahiptir. İhracata yönelik yetiştirilen ve yaklaşık yüzde 80'i yurt dışına gönderilen ünlü kirazının yanı sıra şeftali, pamuk, cennet elması ve domates üretimiyle de tarımsal ekonomide önemli bir rol oynamaktadır. İlçede üretilen domatesleri işleyen uzun yıllardır hizmet veren bir salça fabrikası bulunmakta, ayrıca Pamukkale Üniversitesi'nin en büyük meslek yüksekokulu da burada eğitim vermektedir.
Antik Çağlardan Hristiyanlık Merkezine: Colossae ve Khonai
Honaz'ın tarihi derinlikleri, ilçeye iki kilometre mesafede yer alan Colossae (Xollossai) Antik Kenti ile MÖ 5. yüzyılın öncesine kadar uzanmaktadır. Başlangıçta bir Frigya şehri olan ve zamanla Grek şehrine dönüşen Colossae, antik yazarların eserlerinde kendine yer bulmuştur. Tarihçi Herodotos, Pers Şahı I. Serhas'ın MÖ 480 yılındaki Yunanistan seferi sırasında buradan geçtiğini belirterek burayı "Büyük bir Phrygia kenti" olarak tanımlamıştır. MÖ 401'de Ksenophon da Genç Kyros'un ordusunun burada konakladığını ve kentin zenginliğini aktarmıştır. Ancak MÖ 3. yüzyılda kurulan Laodikeia'nın parlamasıyla sönükleşen kent, Augustus döneminde Strabon tarafından "kentçik" olarak anılmıştır. Hristiyanlığın 1. yüzyılda havari Aziz Pavlos'un arkadaşı Epaphras'ın çalışmalarıyla yayıldığı bu bölge, İncil'de adı geçen yedi kiliseden birinin yakınlarındaki Laodikeia'da yer almasıyla da inanç tarihi açısından büyük önem taşımaktadır.
Tarihi Harabelere Ulaşım ve Keşif Rotaları
Ziyaretçiler için görülmeye değer en önemli yerlerden olan antik kentin akropolü, ovanın yanı başında, kuzey ve batı yanları 60-70 metre yükseklikteki alçak bir tepeciğin üzerinde bulunmaktadır. Doğu yamacın eteğinde tiyatronun yeri ayırt edilebilse de günümüze ulaşan kalıntılar sağa sola dağılmış birkaç taştan ibarettir. Lykos (Çürüksu) Çayı'nın kuzey yakasındaki nekropolde yer alan lahitler ise toprağa gömülmüş durumdadır. Günümüzde güncel ilçe merkezine son derece yakın konumda bulunan bu tarihi alanlara kolaylıkla ulaşım sağlanabilmektedir. İlçe merkezine yalnızca 2 kilometre mesafedeki antik ören yerine veya merkezden 5 kilometre kuzeyde, Lykos Çayı'nın güney kıyısında yer alan antik kent alanına kısa bir yolculukla ulaşmak mümkündür.
Savunmadan Beylikler Dönemine Tarihsel Dönüşüm
Arap akınlarının yoğunlaştığı 7. yüzyılda, düz ovadaki Colossae'nin yerine savunması kolay bir konumda bulunan ve 3 kilometre güneyde, dağ yamaçlarında kurulan Khonai (Honaz) önem kazanmaya başlamıştır. Dini ve idari bir merkez haline gelen Khonai, 858-860 yılları arasında Başpiskoposluk, 950 yılında ise Metropolitlik unvanı almıştır. 1070 yılında Sultan Alp Arslan'ın komutanlarından Afşin Bey tarafından geçici olarak fethedilen bölge, Haçlı Seferleri döneminde Bizans ve Türkler arasında el değiştirmiş ve 1207 yılında kesin olarak Türk idaresine girmiştir. Osmanlı dönemine geçiş süreci ise 1391 yılında Yıldırım Bayezid ile başlamış, 1403'te Timur'un kontrolüne geçse de 1429 yılında II. Murat döneminde yeniden ve kalıcı olarak Osmanlı topraklarına katılmıştır. II. Murat tarafından 1479'da yaptırılan ve günümüzde bir kısmı yıkılmış olsa da ayakta duran tarihi cami, ilçenin bu dönemden taşıdığı en değerli miraslardan biridir. İlçe, Tanzimat sonrasında Aydın eyaletine bağlı Denizli sancağının bir nahiyesi olmuş, 1914'te belediye kurulmuş ve nihayet 19 Haziran 1987 tarihli kanunla resmi ilçe statüsünü kazanmıştır.