Muğla'nın Dalaman ilçesine bağlı Çöğmen köyü yakınlarında, doğanın kalbinde gizemli bir şekilde yükselen Hippoukome Antik Kenti (Karia ve Likya dilinde "At Şehri"), Likya döneminin en özgün ve az keşfedilmiş antik yerleşimlerinden biridir. Antik Grekçe'de Ἵππουκώμη olarak anılan bu büyüleyici kent, çam ormanlarıyla kaplı tepelerin ardında, tarih ve doğaseverlere adeta bir zaman yolculuğu vadediyor. Kentin kalbi günümüzde Çukurasar mevkiinde yer almakta olup, ziyaretçilerini mistik atmosferiyle ilk andan itibaren büyülemektedir.
Hippoukome'nin Tarihi ve Gizemli Yazıtı
Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nden Prof. Dr. Fatih Onur başkanlığındaki uzman arkeoloji heyetinin bölgede gerçekleştirdiği titiz araştırmalar, kentin tarihindeki çok önemli bir sırrı gün yüzüne çıkarmıştır. Keşfedilen 2.100 yıllık tarihi yazıta göre Hippoukome, meşhur Pontus Kralı Mithradates'ten çok ciddi maddi yardımlar almıştır. Bu finansal destek sayesinde kent, dönemin süper gücü olan Roma İmparatorluğu'na karşı direnmiş ve diğer birçok Likya kentinin aksine Roma'nın yanında saf tutmayarak bağımsızlığını koruma yoluna gitmiştir.
Görülmeye Değer Yapılar ve Kaya Mezarları
Hippoukome Antik Kenti'nin en dikkat çekici ve fotojenik yapıları şüphesiz kentin güneydoğu yamacındaki sarp kayalıklara oyulmuş 6 adet anıtsal kaya mezarıdır. Fethiye Telmessos'taki meşhur kaya mezarlarını andıran bu yapılar, antik çağın üstün taş işçiliğini ve ölü gömme geleneklerini gözler önüne sermektedir. Ayrıca kentin güneybatısında yer alan diğer kaya mezarları ile Kepezbaşı olarak adlandırılan mevkideki Geç Roma ve Bizans dönemlerine tarihlenen görkemli bina kalıntıları, kentin yüzyıllar boyunca kesintisiz bir yaşam alanı olarak önemini koruduğunu kanıtlamaktadır.
Nasıl Gidilir ve Gezi İpuçları
Hippoukome Antik Kenti'ne ulaşım, Muğla'nın Dalaman ilçesinden Çöğmen köyü yönüne giden yollar üzerinden sağlanmaktadır. Doğa yürüyüşü (trekking) rotaları üzerinde yer alan kenti ziyaret ederken engebeli arazide rahat hareket edebilmek için mutlaka konforlu bir yürüyüş ayakkabısı giymeniz ve yanınıza bolca su almanız tavsiye edilir. Henüz kitle turizminin keşfetmediği bu bakir antik kent, kalabalıklardan uzak, sakin ve doğayla iç içe bir arkeolojik keşif arayan gezginler için Muğla'da mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında gelmektedir.