Giriş ve Etimolojik Köken
Ankara'nın güneyinde konumlanan Haymana, paleolitik çağlara uzanan köklü geçmişi ve zengin kültürel birikimiyle İç Anadolu Bölgesi'nin en dikkat çeken yerleşimlerinden biridir. İlçenin isminin kökenine dair iki önemli rivayet bulunmaktadır. Osmanlı döneminde bölgede 'Ulu' (büyük) ve 'Kiçi' (küçük) adlarıyla iki ayrı Haymane kazası bulunmakta olup, bunların birleşmesiyle iki Haymane anlamına gelen 'Haymaneteyn' ismi kullanılmıştır. Arapça çadır anlamına gelen 'khayma' (خيمة) kelimesinden türediği düşünülen bu ad, bölgedeki konar-göçerleri tanımlamak amacıyla verilmiştir. Diğer bir rivayete göre ise Süleyman Şah'ın vefatının ardından aşiretin başına geçen Hayme Hatun (Hayme Ana), Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından Ankara civarındaki Karacadağ eteklerine yerleştirilmiş ve buraya onun adı verilerek zamanla 'Haymana' şeklini almıştır.
Antik Çağlardan Osmanlı İmparatorluğu'na Tarihsel Süreç
Haymana toprakları tarih boyunca pek çok medeniyetin egemenlik mücadelesine sahne olmuştur. Gavurkale Harabeleri'nde bulunan tarihi kalıntılar ve bölgede yapılan kazılar; Hititler, Frigyalılar, Persler, Galatlar, Romalılar ve Bizanslıların bu topraklarda derin izler bıraktığını kanıtlamaktadır. MÖ 17. yüzyıl sonlarında Hitit egemenliğine giren bölge, kavimler göçünün ardından Friglerin denetimine geçmiştir. Pers, Makedon ve Galat yönetimlerinin ardından MÖ 25 yılında İmparator Augustus döneminde kesin olarak Roma egemenliğine katılmıştır. 8. yüzyılda Arap akınlarına uğrayan Haymana ovası, 1073'te Türklerin eline geçmiş, ardından Haçlı seferleriyle sarsılsa da 1127'de tekrar Türk denetimine girmiştir. Anadolu Selçukluları, İlhanlılar ve sonrasında 1354'te Orhan Gazi'nin oğlu Süleyman Paşa döneminde Osmanlı topraklarına katılan bölge, Yavuz Sultan Selim tarafından 1521 yılında kesin olarak yeniden Osmanlı idaresine bağlanmıştır. Çaldıran Muharebesi’nden sonra ise Şeyhbızın aşireti bölgeye yerleştirilmiştir.
Yakın Dönem Kuruluşu ve Nüfus Yapısı
Modern yerleşimin temelleri yakın tarihte yaşanan ilginç olaylarla şekillenmiştir. 1880'lerde kaza merkezi günümüz Polatlı ilçesine bağlı Sivri köyüyken, buradaki Hükümet Konağı'nın yanmasından sonra çeşitli köylere taşınmış ve son olarak 1880 ya da 1888 yılında Hacı Göken Ağa'nın çiftliğinde bulunan, civar köy ve kasabaların kaplıcası olarak kullanılan ve 'Yaban Hamam' olarak bilinen yerde kurulmuştur. Hükümet Konağı'nın 1882 yılında tamamlanmasıyla yerleşimin resmi kuruluş yılı 1880 olarak kabul edilmiştir. O dönemde az sayıda Rum ve Ermeni nüfusun da yaşadığı ilçenin ilk belediye başkanı Rum kökenli Topal Petro'dur. 16. ila 18. yüzyıllarda bölgeye yerleştirilen Kürt aşiretleri ve 1859'da yerleştirilen Kırım kökenli Tatar, Çerkes ve Kazak göçmenler ilçenin tarihi nüfus yapısını oluşturmuştur.
Coğrafi Yapısı, Termal Zenginlikleri ve Turizm Potansiyeli
Deniz seviyesinden ortalama 1.219 metre yükseklikte yer alan Haymana, 2.164 kilometrekarelik geniş yüzölçümüyle engebeli bir plato yapısına sahiptir. İlçe topraklarının büyük bir kısmını kaplayan Haymana Platosu'nun yanı sıra bölgede yükselen Karacadağ, Mangaldağ ve Çaldağı coğrafyanın karakteristik yükseltileridir. Tarıma elverişli arazilerinin yanında Haymana, özellikle şifalı sıcak yer altı suları ve dünyaca ünlü kaplıcaları ile öne çıkmaktadır. Hem termal turizm hem de paleolitik döneme ışık tutan Gavur Kalesi gibi eşsiz tarihi kalıntıları barındıran ilçe, tarih ve doğa meraklıları için benzersiz bir gezi rotası sunmaktadır.