Hashöyük, Kırşehir iline bağlı olup, Kırşehir il merkezine 35 kilometre uzaklıkta konumlanan aynı isimli köy sınırları içerisinde yer almaktadır. Günümüzde 20 haneden oluşan ve temel geçim kaynağı tarım ile hayvancılık olan bu köy, dışarıya verdiği yoğun göç nedeniyle küçülmekte ve bünyesindeki höyükle benzer bir kaderi paylaşma sürecine girmektedir.
Arkeolojik Kazılar ve Araştırma Tarihi
Hashöyük bünyesindeki ilk sistemli arkeolojik kazılar 1931 yılında başlatılmıştır. Türk, İtalyan ve Fransız araştırmacılardan oluşan ortak bir heyetle, arkeolog Louis De Laporte (Delaporte) başkanlığında yürütülen bu ilk dönem kazı çalışmaları yaklaşık dört yıl boyunca sürdürülmüştür. Kesintiye uğrayan çalışmalar, 1941 yılında arkeolog Halit Çamlıbel tarafından yeniden canlandırılarak devam ettirilmiştir.
Kronoloji, Katmanlar ve Tarihi Buluntular
Höyükte gerçekleştirilen kazı çalışmalarında ağırlıklı olarak Tunç Çağı dönemine ait önemli kalıntılara ulaşılmıştır. Özellikle 1943 yılında yapılan kazılarda Tunç Çağı'na ait 5-6 farklı yerleşim katmanı gün ışığına çıkarılmıştır. Delaporte; alanda saptanan kerpiç ve taş yapılaşma izleri, astarlı çanak ve çömlekler ile boynuz kullanılarak üretilmiş adak ve mühür nesnelerine dayanarak Hashöyük yerleşiminin tarihini M.Ö. 4000'in sonu ile M.Ö. 3000'in başı arasındaki döneme tarihlendirmektedir.
Ulaşım Yolları ve Kırşehir Müzesi
Bölgenin Asya kıtasından Avrupa'ya uzanan tarihi göç güzergahları üzerinde yer alması nedeniyle, bazı araştırmacılar elde edilen arkeolojik bulguların Kalkolitik Çağ'a kadar uzandığını savunmaktadır. Hashöyük kazıları sırasında gün yüzüne çıkarılan tüm taşınabilir tarihi eserler ve kültürel varlıklar, günümüzde Kırşehir Müzesi bünyesinde korunmakta ve sergilenmektedir.