Hasandede Türbesi, Türkiye'nin Kırıkkale il merkezine yaklaşık 10–12 kilometre uzaklıktaki Hasandede Kasabası'nda yer almaktadır. 16. yüzyılda yaşamış mutasavvıf ve halk arasında ermiş olarak bilinen Hasandede’ye (Doğanbeğ) ait olan bu türbe, bölgenin en önemli tarihi ve kültürel miraslarından biridir. Türbenin hemen yanında, Hasandede'nin çocukları Şeyh Halil İbrahim, Şeyh Mustafa ve Ümmühan Ana için yapılmış olan daha küçük boyutlu bir türbe de yer alır.
Tarihçe ve İnanç Merkezinin Önemi
Horasan’dan Anadolu’ya göç eden ve Osmanlı döneminde savaşlara katılan bir din büyüğü olan Hasandede, Hoca Ahmet Yesevi ekolüne bağlıdır. Şiirlerinde Hacı Bektaş-ı Veli ve Yunus Emre’nin izlerini taşıyan ve halkla iç içe barışçıl bir yaşam süren Hasandede, halk arasında ermiş olarak kabul edilmiştir. Alevi-Bektaşi geleneğinde önemli bir inanç merkezi olan Hasandede Türbesi; şifa dilemek, günahlardan arınmak, adak kurbanı kesmek (özellikle horoz), türbe çevresinde dönmek ve dua etmek gibi uygulamalarla günümüzde de yaygın şekilde ziyaret edilmektedir. Türbe, her yıl 16–18 Ağustos tarihleri arasında düzenlenen Hacı Bektaş-ı Veli Anma Törenleri öncesinde büyük ilgi görmektedir.
Mimari Özellikleri ve İç Mekân
Hasandede Türbesi, düzgün kesme taş kullanılarak sekizgen planlı olarak inşa edilmiştir. Yapının üzeri kurşun kaplı bir kubbe ile örtülüdür. İç mekânı sade beyaz badana ile kaplanmış olan türbenin tavanında avize, pencere hizasında ise süslemeler yer almaktadır. Tevazu simgesi olarak giriş kapıları alçak tutulan her iki türbede de yeşil örtülü sandukalar, seccadeler ve geleneksel süslemeler bulunmaktadır.
Hasandede Camii ve Kutsal Karataş
Türbenin hemen yanındaki Hasandede Camii, 1605 yılında inşa edilmiştir. Kare planlı ve kesme taşla yapılan bu camide Mekke'den getirildiğine inanılan kutsal bir "Karataş" yer alır. Ziyaretçiler bu taşı öperek, ellerini ve yüzlerini sürerek dua ederler. Halk efsanelerine göre, karpuz çekirdeği ve kömürün mucizevi bir şekilde bu kutsal taşa dönüştüğü rivayet edilmektedir.