Hasan Paşa Hanı'nın Tarihi ve Önemi
Diyarbakır'da Ulu Camii'nin doğu girişinin karşısında, Gazi Caddesi üzerinde yer alan Hasan Paşa Hanı, şehrin en önemli tarihi yapılarından biridir. Hanın üzerinde yer alan iki kitabeye göre, Diyarbakır'ın Osmanlılar tarafından alınmasından sonraki üçüncü vali olan Sokollu Mehmet Paşa'nın oğlu Hasan Paşa tarafından 1572 ve 1575 yılları arasında yaptırılmıştır. Tarih boyunca şehri ziyaret eden seyyahların dikkatini çeken bu han hakkında seyyahlar önemli bilgiler aktarmışlardır.
1612 yılında Diyarbakır'ı ziyaret eden Leh Simeon, Hasan Paşa Hanı'nı 500 beygiri barındırabilecek yeraltında iki ahırı, rengarenk demir parmaklıklarla çevrilmiş çok güzel havuzu ve üç kat üzerinde birçok kârgir odası bulunan muazzam bir kârgir bina olarak tasvir etmiştir. Evliya Çelebi, Gugios İnciciyan ve James Silk Buckingham da handan önemle bahseden diğer seyyahlardır. Bunlardan Buckingham'ın 1815 yılına ait kayıtlarında hububat piyasasının burada toplandığını belirtmesi, hanın 19. yüzyıldaki ticari önemini kanıtlamaktadır.
Tarihsel Süreçteki Rolü ve Belgeler
Hasan Paşa Hanı, tarih boyunca tüccarların konakladığı ve ticari faaliyetlerin yürütüldüğü önemli bir merkez olmuştur. 3 Ekim 1792 tarihinde Diyarbakır valilerinden Abdi Paşa'nın kethüdası Nuh Beğ'in borcu nedeniyle malları bu handa haczedilmiştir. Ayrıca, 25 Aralık 1802 tarihinde ölen vali Zühtü İsmail Paşa'nın eşyaları da bu handa toplanmıştır. 1843 tarihli bir belgede, muhtemelen 1833 yılındaki Diyarbakır yangınında Fransız rahiplerden birinin kurtarılan eşyalarının burada saklandığı belirtilmektedir. Temmuz 1724 tarihli bir hüccetten Şehit Mehmed Paşa evkafından olduğu tespit edilen hanın yan hasılatı, 19. yüzyılda Rağibiyye Medresesi'ne ait olmuştur. 1840 yılında Küçük Ahmed ve Hacı Mehmed Ragıb Efendi, hanın 1833'ten beri askeri kışla olarak kullanıldığını belirterek tahliyesini ve biriken icar bedelinin ödenmesini talep etmiş, ancak 1842 yılı defterlerine göre askerler tahliye edilmese de hanın icarı ödenmeye devam etmiştir.
Mimari Özellikleri ve Günümüzdeki Durumu
Hasan Paşa Hanı'nın mimari açıdan en çok dikkat çeken yeri batı cephesidir. Kare çerçeve içerisine alınmış kufi yazılı batı kapısı, dışarıya taşkınlık yapmayıp içeriye dönük bir eyvanı andırmaktadır. Basık kemerli kapıdan geçildikten sonra beşik tonozlu kısımdan avluya çıkılır. Avlunun ortasında altı sütunlu, bezemesiz bir şadırvan yer alır ve alt kat odaları sivri kemerlerle avluya açılır. Revakların üzeri beşik tonozlarla örtülüdür. Cephelerde yatay olarak kullanılan iki renkli taş sıraları yapıyı olduğundan daha uzun göstermektedir. Restorasyonunda, sağlamlığı ve orijinal dokuya uygunluğu nedeniyle Muğla'dan getirilen malzemelerle hazırlanan Horasan harcı kullanılan handa, günümüzde telkari süs eşyası ve antika satan dükkânların yanı sıra lokantalar, kafeler ve bir kitabevi hizmet vermektedir.