Doğal ve Tarihi Zenginlikleriyle Harmancık
Bursa ilinin güneyinde, Uludağ'ın güney eteklerinde yer alan Harmancık, nüfus bakımından ilin en küçük ilçesi konumundadır. Bursa, Balıkesir ve Kütahya il sınırlarının birleştiği stratejik bir noktada yer alan bu şirin ilçe, deniz seviyesinden ortalama 688 metre yükseklikte konumlanmıştır. Asar Dağı ile Küplü Dağı arasındaki engebeli bir havzada yer alan ilçenin etrafı çam ormanları ve maki bitki örtüsüyle çevrilidir. Batısında Şadırvan Deresi, güneydoğusunda Eskici Deresi ve güneyinde Çardı Deresi yer almakta olup, bu akarsular bölgedeki tarım arazilerinin sulanmasında ve Çardı Deresi'nde balıkçılık faaliyetlerinde kullanılmaktadır.
En Az 5000 Yıllık Köklü Bir Tarihçe
Eski adı Çardı olan Harmancık, Osmanlı fethine kadar Bizans İmparatorluğu'nun bir parçası olmuş ve 1261 yılından sonra Bizans'a bağlı bir tekfurluk tarafından yönetilmiştir. İlçeye 2 kilometre mesafedeki Kepekdere Mahallesi yakınlarında yer alan Değirmen önü mevkiinde sulama kanalı açma çalışmaları sırasında MÖ 3000 yıllarına ait gaga ağızlı bir testinin bulunması, bölgedeki yerleşim tarihinin en az 5000 yıl öncesine dayandığını kanıtlamaktadır. Tarih boyunca Adranos (Orhaneli) kazasına bağlı bir nahiye olan Harmancık, 1868-1882 yılları arasında kısa bir süre Bursa'ya bağlı kaza statüsünde kalmıştır. 1972 yılında belde belediyesi statüsüne kavuşan yerleşim, 1987 yılında ise Orhaneli ilçesinden ayrılarak müstakil bir ilçe haline getirilmiştir.
Tarihi Yanılgılar ve Köse Hasan Dede Mezarı
Harmancık ile ilgili araştırmalarda yapılan en büyük tarihsel hata, buranın Bilecik'in İnhisar ilçesine bağlı Harman köyü olan ve Köse Mihal'in kabrinin bulunduğu Harman-Kaya ile karıştırılmasıdır. İlçenin Harman-kaya tekfuru Köse Mihal ile herhangi bir tarihsel ilgisi bulunmamaktadır. Tavşanlı-Harmancık yolu üzerinde, Merkez Yeniköy yakınlarında halk arasında "Köse Kalfa" olarak bilinen mezar, gerçekte Osmanlıca haritalarda "Köse Halife Tekkesi" olarak geçen tekkenin şeyhi Köse Hasan Dede'ye aittir.
Ekonomik Yapı ve Türkiye'nin İlk Krom Madeni
Harmancık, Türkiye madencilik tarihi açısından son derece önemli bir yere sahiptir. Türkiye genelinde krom madeni ilk kez 1848 yılında Amerikalı Lawrence Smith tarafından Harmancık sınırlarındaki Dağardı-Koca Maden bölgesinde keşfedilmiştir. Uzun yıllar boyunca ilçenin en önemli gelir kaynağı geniş krom yatakları ve mermer ocakları olmuşsa da, 1994 yılındaki madencilik krizinin ardından büyük işletmelerin faaliyetlerine son vermesiyle ilçede tarım ve dışarıya göç hareketliliği artmıştır. Günümüzde kısıtlı tarım arazilerinde aile ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik buğday, arpa, mısır, ayçiçeği ve baklagil yetiştiriciliği yapılmaktadır. İlçede her hafta çarşamba günleri kurulan yerel pazar ve her yıl ağustos ayında düzenlenen 7 günlük geleneksel panayır, bölge ticaretine ve sosyal hayatına büyük bir canlılık katmaktadır.