Hanay Tepe Höyüğü'nün Konumu ve Araştırma Tarihçesi
Hanay Tepe Höyüğü, Çanakkale il merkezinin güneydoğusunda, Kemerdere Vadisi'nin Menderes Ovası'na açıldığı yerde, Ezine ilçesinin yaklaşık 20 km kuzeyinde yer almaktadır. Bazı kaynaklarda Bozköy - Hanaytepe olarak da geçen höyük, ilk olarak 1857 ve 1878-79 yıllarında Frank Calvert tarafından kazılmış, bu kazılardan elde edilen buluntular ise W. Lamb tarafından yayımlanmıştır. Höyük daha sonraki yıllarda C. Blegen ve A. Akarca tarafından da incelenmiştir. Höyükteki ilk kazıları yürüten Frank Calvert, yerleşimin prehistorik Thymbra antik kenti olabileceğini ileri sürmüştür.
Kronolojik Tabakalaşma ve Tarihsel Önemi
Höyükte yürütülen kazı çalışmaları sonucunda alttan üste doğru B, C ve A olarak adlandırılan üç ana tabaka belirlenmiştir. Bu tabakalardan Erken Tunç Çağı'na tarihlenen B tabakası kendi içinde B1 ve B2 olarak iki yapı katı sunmaktadır. C tabakası Troya VI. - VII. tabakalarıyla, A tabakası ise Klasik Dönem ile tarihlendirilmektedir. Höyüğün en üstünde ayrıca Bizans Dönemi'ne ait bir mezarlık alanı yer almaktadır. 2009 yılında gerçekleştirilen yüzey araştırmalarıyla höyüğün Geç Kalkolitik Çağ'dan Geç Tunç Çağı'na kadar yerleşim gördüğü tespit edilmiştir. Özellikle Geç Tunç Çağı'na tarihlenen kaliteli çanak çömlekler ve çok sayıdaki pithos parçası, bu dönemdeki yerleşimin Troya ile birlikte bölgede son derece önemli bir işleve sahip olduğunu göstermektedir.
Buluntular ve Ölü Gömme Adetleri
Arkeolojik çalışmalarda mimari olarak taş temelli yapılar, depo çukurları ve Erken Tunç Çağı yerleşmesini çevreleyen kalın bir savunma duvarı açığa çıkarılmıştır. Ele geçen çanak çömlek buluntuları el yapımı, grimsi siyah, sarımsı kahverengi ve kırmızımsı kahverengi renklerinde açkılı mallardan oluşmaktadır. Yontmataş buluntuları obsidiyen ve çakmak taşından kesici ile kazıyıcı aletlerdir. Sürtmetaş endüstrisi buluntuları arasında ise cilalı yassı taş baltalar, nefritten yassı keser ve Kilia tipinde mermer bir idol yer almaktadır. B tabakasında, evlerin içinde ve aralarda çok sayıda basit toprak mezarın yanı sıra bebek ve çocuklara ait kerpiçten yapılmış iki sanduka mezar bulunmuştur. Bu gömülerde ölülerin başları batı yönüne gelecek şekilde hocker (ana rahmindeki gibi) pozisyonunda yatırıldığı ve mezarlara herhangi bir gömüt armağanı bırakılmadığı belirlenmiştir.
Günümüzdeki Durum ve Yaşanan Tahribat
Tescilli bir arkeolojik sit alanı olan bu 5 bin yıllık Erken Tunç Çağı höyüğü, ciddi bir tahribata maruz kalmıştır. Höyüğün kuzeydoğu kesiminden Tarım İşleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) tarafından toprak çekilmiş, bu toprak alımı işlemi sonucunda höyüğün büyük bir kısmı düzleştirilmiştir.