Batman il merkezinin yaklaşık 50 kilometre kuzeyinde, Kozluk ilçesinin Kaletepe köyü sınırlarında yer alan Hallan Çemi Höyüğü (veya Hallan Çemi Tepesi), Dicle Nehri'nin bir kolu olan Sason Çayı'nın batı kıyısında, dar bir vadide konumlanmış 4,3 metre yüksekliğinde bir arkeolojik yerleşimdir. Günümüzden yaklaşık 11.700 ila 11.270 yıl öncesine (MÖ 9700 – 9270) tarihlenen bu önemli sit alanı, Çanak Çömleksiz Neolitik A evresine ait olup Anadolu'nun bilinen en eski yerleşim yeri olarak kabul edilmektedir. Batman Barajı inşaat çalışmaları sırasında 1990 yılında Michael Rosenberg ve H. Togul tarafından keşfedilen höyükte, 1990-94 yılları arasında Michael Rosenberg başkanlığında Delaware Üniversitesi, ODTÜ TEKDAM ve Diyarbakır Müzesi iş birliğiyle kurtarma kazıları gerçekleştirilmiştir.
Benzersiz Yerleşim Mimarisi ve Sosyal Alanlar
Kazı çalışmaları, Hallan Çemi Höyüğü'nde en az dört farklı yapı evresinin bulunduğunu ortaya koymuştur. Yerleşimin merkezinde, yaklaşık 15 metre çapında ve 1 metre derinliğinde doğal bir çukur yer almaktadır. Çevresindeki kulübe tarzı evlerin çöplük ve ortak kullanım alanı olarak değerlendirdiği bu çukurda çok sayıda hayvan kemiği ve taş parçalarının yanı sıra boynuzlarıyla birlikte bulunmuş üç koyun kafatası yer almaktadır. Höyükteki farklı yapı katlarında mimari teknikler değişkenlik gösterir; ilk evrede kumtaşı bloklardan inşa edilmiş, yarım daire biçimli dış duvarlara sahip 5-6 metre çapında dairesel yapılar bulunurken, ikinci evrede Sason Çayı'ndan toplanan taşlar ve kumtaşı blok tabanlar kullanılmıştır. Üçüncü yapı katında ise yine dere taşlarıyla örülmüş, U biçimli ve tabanları taş döşeli olmayan özel işlevli yapılar tespit edilmiştir.
Gelişmiş Taş Endüstrisi ve Nemrut Dağı ile Ticaret
Höyükte ortaya çıkarılan yontma taş aletlerin ve artıkların yaklaşık %60'ı obsidiyenden oluşmaktadır. En yakın obsidiyen kaynağının yaklaşık 100 kilometre (üç günlük yürüme mesafesi) uzaklıktaki Nemrut Dağı olması, bu erken dönem topluluğunun çevre bölgelerle olan etkileşimini ve hammadde temin stratejilerini göstermektedir. Kazılarda kireçtaşından oyulmuş düz dipli, geometrik zigzaglar, çapraz çizgiler, dalgalı hatlar ve hatta sıra halinde yürüyen üç köpek veya kurt gibi şematize doğa betimlemeleriyle süslenmiş ince cidarlı kaplar bulunmuştur. Çayönü yerleşiminin geç tabakalarıyla benzerlik gösteren bu kapların yanı sıra taştan oyulmuş keçi ve domuz başlı havanelleri ile yerleşimcilerin süs takısı olarak kullandığı taş boncuklar da gün yüzüne çıkarılmıştır.
Yerleşik Avcı-Toplayıcı Yaşam ve Domuzun Evcilleştirilmesi
Herhangi bir tarımsal faaliyete dair bulgu bulunmadığı Hallan Çemi'de, halkın yerleşik avcı-toplayıcı bir yaşam sürdüğü anlaşılmaktadır. Kazılarda elde edilen yaklaşık 2 ton ağırlığındaki hayvan kemiği buluntularının incelenmesi sonucunda, Doğu Anadolu'da evcilleştirilen ilk hayvanın domuz olduğu belgelenmiştir. Topluluktaki yaban domuzlarının Yeni Gine Modeli olarak bilinen yöntemle, yani dişi yaban domuzlarının dışarıdaki yaban domuzlarıyla çiftleşmesinin sağlanması ve erkek yavruların belirli yaşta tüketilerek dişi yavruların popülasyon üretimi için beslenmesi esasına dayanan bir stratejiyle yetiştirildiği ileri sürülmektedir. Ayrıca, geyik, koyun, keçi ve çeşitli yabani hayvanların yanı sıra yoğun biçimde tatlı su istiridyesi kabuklarının yılın her mevsiminde toplanmış olması, yerleşimin geçici bir kamp alanı olmayıp tüm yıl boyunca kesintisiz olarak iskân edildiğini kesin bir şekilde kanıtlamaktadır.