Ankara'nın Ulus semtinde yer alan Hallaç Mahmut Cami (Hallaç Mahmut Mescidi), Osmanlı İmparatorluğu döneminde inşa edilmiş tek kubbeli ve minaresiz tarihi bir ibadethanedir. Başlangıçta mescit olarak tasarlanan ve kullanılan bu yapı, yakın bir zamanda gerçekleştirilen onarım çalışmalarında içerisine ahşap minber eklenmesiyle cami niteliği kazanmıştır. Yapının doğusundaki giriş kapısında iki adet kitabe yer almakla birlikte, caminin ismini nereden aldığı ve tam olarak ne zaman inşa edildiği hakkında kesin bilgiler bulunmamaktadır.
Yapının üzerinde yer alan Arapça yazılı orijinal taş kitabeye göre cami, 1545-1546 yılları arasında Ali oğlu Abdullah adında bir kişi tarafından yaptırılmıştır. Bununla birlikte, bazı tarihi kaynaklarda ibadethanenin 1400'lü yılların sonunda inşa edildiğine dair iddialar mevcuttur. 1530 yılına tarihlenen bir kitapta Ankara'daki mescitler arasında Hallaç Mahmut isminin yer alması da bu görüşleri destekler niteliktedir. Tarih boyunca çeşitli bakımlardan geçen yapı, 1905 yılında Hacı Hakkı Efendi tarafından onarılmış ve bu sırada duvarına siyah boyayla başka bir kitabe daha eklenmiştir. Yapı, 1950'li yıllarda da bir onarım süreci geçirmiştir.
Mimari Özellikleri ve Süslemeleri
Osmanlı dönemi tek kubbeli cami mimarisinin tipik bir örneği olan ibadethane, moloz taş malzeme kullanılarak sekizgen bir plan üzerine inşa edilmiştir. Yapının üzeri kurşun kaplı büyük bir kubbe ile örtülmüştür. Caminin yan cephelerinde ikişer adet dikdörtgen pencere bulunurken, kıble duvarında ikişer adet tuğla kemerli pencere ve mermer kemer şeklindeki giriş kapısının yanında da iki küçük pencere yer almaktadır. Şehrin merkezinde bulunması sebebiyle ibadet vakitlerindeki cemaat talebini karşılayabilmek amacıyla farklı dönemlerde genişletme çalışmaları yapılan caminin orijinal planı bu nedenle bozulmuştur. Ayrıca zamanla etrafına yeni binalar inşa edildiği için günümüzde yapının sadece tek bir cephesi dışarıdan görülebilmektedir.
İç Mekan Detayları
Hallaç Mahmut Cami'nin iç mekanı dönemin sanatsal niteliklerini yansıtan süslemelerle doludur. Caminin mihrabının etrafında bir adet kelime-i tevhid yazısı ile tezyinli iki kuşak yer almaktadır. Mihrabın bulunduğu duvarın yüzeyi ise beşi büyük olmak üzere toplam on iki adet çini parçasıyla kaplanmıştır. Yapının kubbe göbeği de kalem işi nakışlar ve hat yazılarıyla bezenerek estetik bir görünüme kavuşturulmuştur.