Rize'nin Yeşille Çevrili Tarihi Bölgesi: Güneysu
Eski adı ve halk arasında yaygın olarak kullanılan ismiyle Potomya olan Güneysu, Rize ilinin güneydoğusunda konumlanan son derece engebeli ve tarihi bir ilçedir. Karadeniz Bölgesi'nin gür akışlı akarsularından olan Taşlıdere Havzası'nın iki önemli kolu, Salarha Deresi ve Potomya Deresi'nin arasında yer almasından dolayı bu ismi almıştır. Eski Yunancada "dereli" anlamına gelen Potamya (Ποτομία), zamanla halk dilinde Potomya'ya dönüşmüş ve Rize merkez ilçesine bağlı bir bucak merkezi iken 1987 yılında ilçe statüsü kazanmıştır.
Tarihsel Arka Plan ve Kuruluş Dönemi
Güneysu, Osmanlı yazılı kaynaklarında ilk kez 1486 tarihli Trabzon tapu tahrir defterlerinde görülmekte olup, Trabzon İmparatorluğu döneminde kurulmuş küçük bir Rum köyü olduğu düşünülmektedir. 1530 tarihli resmi kayıtlara göre 3 mahalle ve 2 köyden oluşan Potamya karyesinde 228 Hristiyan Rum, 28 sonradan Müslüman olmuş Rum ve 26 Baştine yaşamakta olup, bölgede 13 adet değirmen faaliyet göstermekteydi. Yakın tarihte ise, 1924 yılında bölgedeki medreselerin kapatılması tepkiyle karşılanmış ve 1925 yılında tarihe "Şapka İsyanı" olarak geçen olaylar Potomya'da yaşanmıştır.
Benzersiz Coğrafya ve Kolşik Flora
İlçe merkezi Rize kıyısından 9 kilometre içeriden başlamakla birlikte, deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 165 metredir. Toplam yüzölçümü 159 km² olan Güneysu; doğudan Çayeli, kuzeyden ve batıdan Rize merkez, batı ve güneyden İkizdere ilçesi ve Kaçkar Dağları ile çevrilidir. İlçe sınırları dahilinde yükseltisi 150 metreden başlayıp 2000 metreye kadar ulaşan son derece dik ve engebeli tepelik alanlar mevcuttur. Bölgenin bitki örtüsü ise kıyıdan itibaren başlayan zengin Kolşik Flora ile kaplıdır; yüksek kesimlerde iğne yapraklı ağaçlar hakimiyet kazanırken Kaçkarların kuzey sınırındaki yaylalarda alpin çayırları yer almaktadır.
Zorlu İklim Şartları ve Tarıma Dayalı Ekonomi
Güneysu'nun dik coğrafi yapısı ve bölgeye has sürekli yağışlar, erozyon tehliğini beraberinde getirmektedir. Bu yoğun yağışlar engebeli rölyef ve elverişsiz toprak yapısıyla birleştiğinde sel ve heyelanlara yol açabilmektedir; nitekim 12 Kasım 2001 ve 23 Temmuz 2002 felaketleri bunun iki acı örneğidir. İlçe ekonomisinin temelini tarım ve tarıma dayalı sanayi, özellikle de çay tarımı oluşturmaktadır. Son yıllarda çaya alternatif olarak kivi yetiştiriciliği de başlamıştır. Arazi yapısının dikliği sebebiyle traktör gibi tarım makinelerinin kullanımına uygun olmayan ilçede tüm tarımsal faaliyetler çapa ve benzeri el aletleri ile insan gücüne dayalı olarak yürütülmektedir.